Yenilenme ve mücadele

13 Nis 2021

Bölgesel ve küresel güçlerin Kürt halkını geleceğinden ve özgürlüğünden alıkoyma yönündeki konsepti devam ediyor. Bu konsept temelinde üretilen saldırılar yoğun biçimde sürüyor. Kürt halkının günümüzde geçmiştekinden daha beter bir saldırı furyasına, insanlık dışı bir muameleye maruz kaldığı gözler önünde.

Halk olarak kendisine karşı geliştirilen saldırı ve oluşturulan kötülük ittifakına karşı verdiği mücadele  halklar tarihinin, insanlık tarihinin en zor mücadelelerinden birisi olduğuna kuşku yok.  

BM özel araştırma komisyonları   Kuzey Doğu Suriye’de Rojava’nın   Afrin, Serekani, Gıre Spi kentlerinde  yapılan vahşeti çeşitli defalar raporlaştırıp kamuoyuna sundu. Yine daha başka uluslararası kurumların bu yönlü çok sayıda raporları mevcut   vicdanı yitirmemiş hiç kimse yapılan barbarlığı görmezden gelemez. Yine Şengal’de DAİŞ eliyle yaptırılan katliam ve soykırım uygulamaları yine   Kuzey Kürdistan’da Kürt halkına yapılan saldırlar, hakeza aynı amaç ve içerikte olan saldırılardır. Amaç: Kürt  halkını geleceğinden ve özgürlüğünden alıkoyma ve bu temelde en kirli ittifaklar en barbarca yönelimlere   girmede asla bir sakınmaları olmuyor. Devreye Kürt halkının, insanlığın ve halkların geleceğini karartma  konseptini soktular. Son 10 yıldır bu konsept temelinde yakıp yıkmadıkları yer kalmadı, bununla ‘yükseldiklerini’, ‘büyüdüklerini anlatıyorlar. Anlatımları gerçeği yansıtmadığı için korku içerisindeler, başarısızlar ve huzursuzdurlar.   

AKP-MHP iktidarı bölgesel ve küresel güçlerin kirli ve insanlık dışı desteği ile Kürt halkını özgürlüğünden ve geleceğinden alıkoymaya çalışmakta, aldığı güç ve destekle Kürt halkına yönelik saldırıları en kıyıcı, en yıkıcı düzeye çıkardı. Kürt halkı AKP-MHP iktidarının saldırı konseptine karşı tarihi bir mücadele veriyor. Her saldırısına karşı kendini yenileyerek cevap olmaya çalışıyor. Kürt halkı büyük bir azimle, bıkmadan, usanmadan direnmeye devam ediyor. En son 2021 Newroz’unda kendisine yönelik saldırılara karşı verdiği cevap görkemli ve tarihi nitelikte bir cevaptır.

Kürt halkının kendini yenileme ve  kendisine yönelik saldırılara karşı cevap olma mücadelesinde Sayın Öcalan’ın öncülüğü var, önderliği var. Kendisi uluslararası bir komployla tutsak edildi, komplocu güçlerin konsensüsü temelinde Prometheus’tan daha ağır, daha vahşi bir uygulamaya tabi tutulmakta; 23 yıldır bir işkence uygulamasına maruz bırakılmaktadır.

Sayın Öcalan, “Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa” isimli AİHM savunmasında; “Konumum nerdeyse beni çağdaş bir prometheusculuğa mahkum ediyordu” diyerek İmralı kayalığına çivilenmesinin, efsanedeki Prometheus’un Kafkasya dağlarındaki çivilenmesinden farklı olmadığını belirtiyor; maruz kaldığı uygulama karşısındaki duruşunu şöyle ifadelendiriyordu: “Yüreğimin en son atışı kadar bilincimin en son kırıntısını da insanlıktan yana kullanmayı kendi öz erdemim ve anlamı olarak belleyeceğim.”

Sayın Öcalan ortaya koyduğu büyük erdemlilik, büyük direniş, geliştirdiği özgürlük paradigmasından   Kürt halkının aldığı güç ve ilhamla çağımızın en vahşi saldırılarına, katliam ve soykırım uygulamalarına karşı halklar tarihinin, insanlık tarihinin en büyük mücadelesini veriyor. Verilen mücadele bugün halklar için, insanlık için temel bir eksene dönüşmüş durumda; bu ekseni büyütmek, güçlendirmek ve bu eksende kenetlenmek siyasi, ahlaki ve özgürlükçü bir yaklaşım gereğidir. Faşizme ve küresel kapitalist sisteme karşı devrimci ve demokratik alanın, özgürlükçü tavrın büyütülüp güçlendirilmesi, ana eksene kenetlenmekle ve onu güçlendirmekle mümkündür. Sosyal, siyasal ve toplumsal mücadele tarihlerin hep temel bir mücadele eksenleri olmuştur. O eksen zamanında doğru bir biçimde güçlendirdiği zaman, ondan aldığı ilham ve enerji güçlü biçimde başka alanlara taşırılıp hayata geçirildiği zaman halklar lehine, insanlık lehine  demokratik ve özgürlükçü dinamikler  lehine büyük gelişme ve kazanımlar  elde edilebiliniyor. Ortadoğu’da bu eksen Kürt özgürlük mücadelesinin  başını çektiği eksendir. Halkların ve  demokrasi güçlerinin ortak mücadele eksenidir.

Bu eksen karşısında AKP-MHP iktidarının küresel kapitalist sistemin desteği ile ve selefi çetelerle dayattığı bir saldırı ekseni söz konusu. Bu eksende halklara düşmanlık var; zulüm teşekküllü bir eksendir; bir sömürü ve talan eksenidir. Bu eksenin öncüleri ve çeşitli düzeylerdeki partnerleri bunu daha da derinleştirmek istiyorlar. Bunu başarmak için de tüm güçleriyle özgürlük hareketinde vücut bulan ve halkların birleşik direniş mücadelesinin somutlaştığı eksene yöneliyorlar.

Bu zülüm ve talan eksenin tüm saldırı ve yönelimlerini boşa çıkarmak mümkündür. Kürt halkı Newroz’da bunun startını güçlü biçimde verdi. Faşizme karşı yenilenme ve direnme gücünü görkemli biçimde ortaya koydu. Newroz ruhuyla direnme ve mücadele dinamiklerini daha da güçlendirdi. Yılın temel yönelimi Newroz’da ortaya çıkan duruşu daha da büyütmek olmalı. Devrimci-demokratik duruşun, özgürlükçü duruşun, faşizme karşı mücadele dinamiklerinin temel yönelimi bu temelde olursa  önemli başarılar elde edilebilinir.


Etiketler : Seydi Fırat,