Soma davası ertelendi

13 Nis 2021

Yeniden yargılama kararı üzerine görülen Soma Katliamı davasında Yargıtay kararı esas alınarak, savcılık mütalaasını açıkladı. Davanın bir sonraki duruşması 24 Mayıs'a ertelendi 

Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te meydana gelen patlamada yaşamını yitiren 301 maden işçisinin “olası kasıtla adam öldürme” suçundan işverenlerin yargılandığı dava Yargıtay’ın kararı bozması üzerine yeniden başladı. Duruşma öncesi madenci aileleri, Akhisar İstasyon Meydanı önünde bir araya geldi. Aileler duruşmanın görüleceği salonun önüne kadar 301 maden işçisinin isminin yazılı olduğu pankartla yürüdü. Duruşma öncesi yapılan açıklamaya sendikalar, siyasi partiler, HDP İzmir Milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Murat Çepni, eski milletvekili Melda Onur, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı.

‘Evlatlarımızın katillerini çıkararak attınız her gün o tekmeyi’

Soma 301 Madenciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Çolak, katliamın üzerinden geçen 7 yıla rağmen acılarının ilk günkü kadar taze olduğunu söyledi. Çolak, “Tekmelediniz, sonra ise seçim yatırımı yapmak için bir özür dilettirdiniz. O tekmenin acısını bizim yüreğimizden sökecek olan kuru bir özür müydü? Mahkeme salonlarında verdiğiniz kararlarla, HSK önüne evlatlarımızın toprağını götürürken bizlere biber gazı sıkarak yüreklerimize o tekmeyi her gün attınız. Avukatlarımıza şiddet gösterilmesine göz yumarak, dava karar aşamasına gelmişken, hakimi değiştirerek tekmelediniz.  'İnfaz yasası' adı altında 6 gün biçtiğiniz cezayı bile çok görüp bu kararı bozdunuz. Evlatlarımızın katillerini çıkararak attınız her gün o tekmeyi” diye konuştu. 

‘Hukukun üstünlüğü gözetilmeli’

Yargıtay’ın bozduğu kararı hatırlatan Çolak, “2 yıl sonra tekrar mahkeme salonlarını doldurma nedenimiz ise kamu görevlilerince yargı yolunun yeniden açılmasıdır. Biz adalet arayışımıza tam 7 yıl önce başladık. Katliamdan sorumlu tüm sanıklar, kamu görevlileri hukukun üstünlüğü gözetilerek yargılanmalıdır. Adalet sadece sermaye sınıfına ya da nüfuz sahibi olan insanlara olmamalıdır” dedi.

 ‘Yolumuzdan dönmeyiz’ 

Madenci aileleri adına konuşan Berkan Köse, "Katledilen 301 maden işçisi davasında yine bir aradayız. Maden işçileri patronların kar hırsı, ihmali yüzünden bedel ödedi. Patronlar gerçek sorumlulardır ve yargılanmalıdır. Adalet değil sosyal cinayet düzeninde adalet sağlanana kadar buradayız. Çark ne kadar sizden yana dönerse dönsün biz yolumuzdan dönmeyiz” ifadelerini kullandı.

Duruşma salonuna geçildi

Açıklama ardından aileler duruşmanın görüleceği salona geçti. Yoğun güvenlik önlemleri altında aileler duruşma salonuna alınırken, gazetecilerin telefonları kapatıldı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada sanık Can Gürkan ve avukatı duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 

Gürkan konuşmaya başladığında aileler, mahkeme heyetine ve sanığa tepki gösterdi. “Sanıklar buraya getirilmeli, içimiz yanıyor. Sizin tarafsızlığınızdan şüphe duyuyoruz. Bizim çocuklarımız toprak altına girdi, sizin vicdanınız rahat mı” diyen aileler, "İnsan gibi bir karar vermiş olsaydınız şu an bunları tartışmayacaktık” ifadelerini dile getirdi.

Bir kayıp yakını da alçıda sarılı elini göstererek, “Ben bu halimle buraya gelebiliyorsam 301 işçinin katilleri de buraya gelebilirlerdi” dedi.

301 insan öldürüldü

Sanık Gürkan'ın “Hepimiz bir acı yaşadık. Bunun farkındayız” demesi üzerine aileler, “Neyin farkındasınız, bizim çocuklarımız öldü sen ise dışardasın, Yargıtay’ı kaça aldın” diye tepki gösterdi.

Sanık avukatının ortada bir suç olmadığını söylemesi üzerine aileler, “301 insan öldürdünüz suç değil mi! Senaryo belli, bize ve vicdanınıza saygınız varsa buraya gelin” dedi.

Sanık Gürkan’ın savunmasından sonra söz alan müşteki avukatlarından Can Atalay, Yargıtay’ın karar dosyasını göstererek, “Bu bir paçavradır. Bütün bu feryat paçavraya karşıdır. Bu paçavraya ne kadar para harcadılar, hangi cemaatlerle iş tuttular bilmiyoruz ama buna boyun eğmeyeceğiz” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz kararını bilinçli bir şekilde 18 Ocak’a denk getirdiğini dile getiren Atalay, “Cumhuriyet Başsavcısı heyetin değişmesini beklemekteydi. Heyetin değişmesiyle beraber 5 iş günü içinde 18 Ocak’ta böylesi bir karar verdi” diye ekledi.

Mahkeme heyetine seslenen Atalay, “Bozma sonrası serbestlik ilkesi gereğince hüküm kurun. Yargıtay’ın vermiş olduğu karara direnin. Bu paçavrayla kendinizi sınırlandırmayın. 5 iş günü içinde binlerce sayfalık dosyayı inceleyen 3 Yargıtay üyesi sorumluluk taşısın. Bu dava ekmeğini kazanırken kimse ölmesin diyedir. Tekrar söylüyorum bu yükü taşımayın” diye konuştu.

Adil yargılamaya gölge düştü

Atalay’dan sonra söz alan müşteki avukatlarından Evren İşler de sanıkların SEGBİS ile katılmasına tepki göstererek, “Can Gürkan’ı özlemedik, adil yargılama olsun diye burada istiyoruz" dedi.

İşler, "Yargıtay’ın kararıyla birlikte adil yargılamaya gölge düşmüştür. Siz de olası kasıt kararınızla daha önce de adil yargılamaya gölge düşürmüştünüz. İlk günden bu yana gözümüzün içine baka baka oyun oynandığının farkındayız. Memleketin yargı pratiğinin geldiği yer burası” diye konuştu.

Verirlen aradan sonra mahkeme devam etti.

Mağdur avukatlarından Berrin Demir, katledilen iki işçiyi tanıdığını belirterek şunları söyledi: “Zeytin, tütün ekilen toprakları bitirdikten sonra yerin 7 kat altına girip çocuklarına hayat kazanmaya çalıştılar. Bu arkadaşlarımız, katilleri 3 kuruş daha kazansın diye katledildi. Burada ilmek ilmek bir düzenek oluşturuldu. Böyle bir Yargıtay bozma düzeneği yok, daha önce buradaki hiç kimse böyle bir şey görmedi. Büyük bir oyunun içindeyiz. Biz aklımız ve nefesimiz yettiği kadarıyla bu davaları yürütecek, mücadele edeceğiz.”

'Yargılama zihinsel bir faaliyettir'

Avukat Ahmet Altun da “Yargılama zihinsel bir faaliyettir. Zihniyet faaliyetinin gerçekleşmesi için mantık gereklidir. Yargıtay üyelerinin dosyayı 5 gün içinde okuyup karara bağlaması mantık dışıdır. Hiçbir gerekçe yazılmadan böyle bir karar verilebilir mi? Buna inanmıyoruz; 7 senedir devam eden bir davada böyle kabaca bir karar verilemez” dedi.

'Kitaplar ters tarafından okunuyor'

Avukat beyanlarının ardından söz alan Elmas Kaya, “Biz kitapları hep düz tarafından okuruz, öyle zaman oldu ki kitaplar ters tarafından okunuyor. Bizim avukatlarımız dövüldü, içeri atıldı. Sanık avukatları ise dedi ki 'Onlar da çok basiretsiz, valizle para kazanıp kaçsalardı' dediler. Yaratandan değil yönetenden korktukları için böyle. Bir taraftaki avukatlar çanta çanta para aldı diğer taraftakilere, dayak tutuklama düştü. 300 can değil 5 bin can adınız” ifadelerini kullandı.

'Adalet sağlanmadığı sürece de bu ateş sönmeyecek'

Eşinin son 3 ay sürekli gazdan zehirlendiğini ifade eden Naciye Kaya, eşinin “Başımıza bir şey gelecek, kömürü elimize alamıyoruz, yanıyordu” sözlerini hatırlattı. Kaya, “Eşimin gözü açık gitti, gözleri kapanmıyordu. Kendi adaletimizi kendimiz mi sağlayalım? Benim çocuklarım 7 yıldır babasız, yanıyoruz. Adalet sağlanmadığı sürece de bu ateş sönmeyecek” diye konuştu.

Savcıdan mütaala

Savunmalar ardından savcılık Yargıtay bozma ilamına uyulmasını mütalaa etti. Heyet ara kararlarını açıklamak üzere ara verdi. Ara karardan söz alan avukat Sercan Aran, pandemi gerekçesiyle sanıkların getirilmesi talebinin reddedilmesine tepki gösterdi. Aran, “Pandemi bizlere, ailelere, sizlere yok mu? Madem öyle bugün duruşmayı da yapmasaydınız. Onunki can ailelerinki, bizimki can değil mi? Uyma kararı vermiş oldunuz. Sanıkların sorgularının yeniden yapılması gerekmekte, bu bağlamda doğrudan soru haklarımızı kullanabilmemiz açısından sanıkların duruşmada hazır edilmelerini talep ederiz” diye belirtti.

'Savcılık makamı talebimizi dikkate almalı'

Dava avukatlarından Can Atalay, "İki bekletici mesele talebimiz var. Eksiklikler tamamlandıktan sonra süre talep edeceğiz dedik, eğer savcılık makamı CMK'daki hükme rağmen esas hakkında mütalaa vermesi hukuksuzdur. Savcılık makamı talebimizi dikkate almalıdır” ifadelerini kullandı. Sonrasında ise Savcılık esas hakkındaki mütalaasını vermek istedi ancak katılan vekilleri sanığın ek savunması alınmadan, savunma makamı mütalaa vermeden savcılığın mütalaa vermesine itiraz etti. Avukat Can Atalay, “İki bekletici mesele talebimiz var. Eksiklikler tamamlandıktan sonra süre talep edeceğiz dedik, eğer savcılık makamı CMK’daki hükme rağmen esas hakkında mütalaa vermesi hukuksuzdur. Savcılık makamı talebimizi dikkate almalıdır” dedi.

Mahkeme katılan vekillerinin talebine ilişkin ise AYM ve Kanun Yararına Bozma başvurusunun bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına karar verdi. Savcıdan tekrar mütalaası soruldu. Savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak, Yargıtay bozma ilamına uygun olarak, sanık Gürkan, Ormanoğlu ve Kurt hakkında bilinçli taksirle insan öldürmesinden ceza verilmesini, sanık Haluk Evinç hakkında verilen cezanın bozulması talebinde bulunarak beraatına karar verilmesini istedi.

24 Mayıs'a ertelendi 

Mütalaa okunduktan sonra Can Gürkan’a söz verildi. Gürkan, yazılı savunma talebinde bulundu. Ardından söz alan Gürkan’ın avukatı, “Adaleti tescil etmek için buradayız. Müvekkilim evli ve kaçma şüphesi bulunmamaktadır” demesi üzerine aileler ise “Bizimkiler aile babası değil miydi? Adalet sadece size mi var?" diyerek tepki gösterdi. Ara akarını açıklayan mahkeme heyeti ise sanıkların mahkemeye getirilmesi taleplerinin reddine, Can Gürkan hariç sanıkların vareste tutulması taleplerinin kabulüne; kamu görevlilerinin sorumluluğuna dair süren soruşturmanın akıbetinin sorulmasına ve sanıkların tutuklanma taleplerinin reddine karar verildi. Bir sonraki duruşma 24 Mayıs’a erteledi.

'24 Mayıs'ta burada olmamız gerekir'

Mahkeme sonrası açıklama yapan Avukat Can Atalay, "Adalet ya vardır ya yoktur. Zengin olmayan maden işçisi olan, maden işçisinin eşi olan, babası, oğlu olan ne yaparsa yapsın diyerek bu işin içinden çıkılamaz" diyerek tepki gösterdi. Yargıtay’ın Eylül'de verdiği kararı hatırlatan Atalay, "Türkiye'de bir sürü rezalet gördüm ama böylesini daha önce görmedik. Bütün Türkiye'ye sesleniyoruz, unutursak kalbimiz kurusun demiştik 7 yıl önce şimdi ne kadarız, görüyorsunuz. Eğer kalbiniz kurumadıysa 24 Mayıs'ta burada olmamız gerekir. Olan çok açık, ama bundan sonra olabilecek olanı biz sökebiliriz. Devam edeceğiz" dedi. Mütalaaya ilişkin konuşan Atalay, "Yargıtay kararlarının kolajı. Biz ne olduğunu biliyoruz bu topraklar bunu kusacak" diye konuştu.

'Umut etmeye devam ediyoruz'

Manisa Baro başkanı Ali Arslan ise "Bu senaryoyu yazanlar, biz yazmaya devam edeceğiz diyenler işin sonunda hayal kırıklığına uğrayacak. Bu katliamın meydana gelmesine sebep olanlar gerekli cezayı alacaklar diye umut etmeye devam ediyoruz. Yargıdan umudumuzu kesmiyoruz” sözleriyle tepki gösterdi. 

 


Etiketler : Soma Davası, Somalı aileler, Soma katliamı,