Pazarlık değil müzakere

13 Eyl 2021

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, 27 Eylül de açıklayacakları deklarasyonda seçim pazarlığı olmadığını belirterek, ‘Deklarasyonumuz önümüzdeki bir yıla dair yol haritamız olacak’ dedi

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, katıldığı CAN TV’de gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sancar, 12 Eylül askeri darbesinden HDP'nin açıklayacağı deklarasyona birçok konuda açıklamalarda bulundu. Sancar, 12 Eylül darbesiyle toplumun susturulmak istendiğini söyledi. Sancar, “Çoğulculuğu bütünüyle ortadan kaldırma, etnikçiliği yerleştirme. İnkar ve asimilasyon politikalarını en uç noktalara kadar getirecek bir sistem, bir rejim hedefliyordu. Diyarbakır zindanları bunun sembolü haline gelmiştir. Diyarbakır zindanlarındaki zulmün bu kadar konuşulmasının sebebi, Kürt halkına yönelik inkar ve asimilasyon politikalarının Diyarbakır zindanlarıyla bütünleştirilmesidir” diye konuştu.

12 Eylül ve AKP

Bir kişi, ’12 Eylül’ü reddediyorum, darbelere karşıyım’ diyorsa, samimi olup olmadığını anlamak için şuna bakmak lazım; 12 Eylül zihniyetini gerçekten reddediyor mu yoksa o zihniyeti devam ettiren bir tutum mu alıyor? Ya da 12 Eylül zihniyetinin yaşama geçirilmesini sağlayan kurumları reddediyor mu yoksa bu kurumları devam mı ettiriyor? Biz bugünkü iktidarın 12 Eylül’ün devamıdır derken, tam da bunu kastediyoruz. 12 Eylül ne yapmak istediyse bugünkü iktidar bunu daha da ileri taşımıştır. Bugünkü iktidar, tekçilik, toplumu bastırma, neo-liberal dizginsiz sömürü politikaları, inkarcılık, asimilasyon bu politikaları sürdürmektedir. ‘12 Eylül’ün ruhunu en iyi yaşatan iktidar kimdir’ diye sorarsanız AKP-MHP’dir derim. 12 Eylül’ün ruhunu sahiplenen iktidar bugünkü iktidardır.”

‘Demokrasiyi güçlendireceğiz’

HDP olarak 27 Eylül’de açıklayacakları deklarasyona dair Sancar, şunları söyledi: “Biz bu ülkede yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz. 41 yıldır bu ülkede 12 Eylül’ün zihniyeti sürdürülüyor. 12 Eylül ve 12 Eylül’ün yolunu açan politikalar ve zihniyetlerle hesaplaşarak yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz. Artık Türkiye gerçek demokrasiye ve kalıcı barışa ulaşmalıdır. Bunun ana sütunları bellidir. Demokrasiyi güçlü bir şekilde savunacak, yerleşmesi için program hazırlayacaksınız. Parlamenter sistemini bizde savunuyoruz ama yerel demokrasiyle güçlendirilmesini istiyoruz. Yerel demokrasi de yerel yönetimlere yetki ve kaynak gelirini güvence altına almayı ifade eder. Toplumun çeşitli kesimleriyle yaptığımız tartışmaların verileri kurullarımızda tartışacağız. Önümüzdeki hafta Meclis kurullarımızla, yerel yönetimler konferansımızı yapacağız. Son nihai şeklini vereceğiz. 27 Eylül Pazartesi günü Ankara’da halkımızla paylaşacağız.”

Siyasette kilit güç

Kalıcı barışın önemine dikkat çeken Sancar, “Kürt sorunun demokratik çözümünde güçlü demokrasi ve kalıcı bir barış gerekiyor. Bunun yolu da diyalog, müzakere ve demokratik siyasettir. Ana hedeflerimiz bunlar. Bu hedeflerimizi toplumun kesimleriyle tartışırken aynı zamanda siyasal ve toplumsal muhalefet ve demokrasi güçlerine de sesleniyoruz. Deklarasyonumuz sadece seçimlere dönük değildir. Önümüzdeki bir yıla dair yol haritamız olacak. HDP’nin gücünü biliyoruz. HDP’nin gelecek programının adresidir. Topluma barış ve demokrasiyi getirmek için yönetimde yer almasını sağlamaktır. Siyasette kilit güç ve yönetimde de aktif olmasını sağlayacağız” dedi.

‘Öncülük yapmaya hazırız’

Türkiye’de geleceği yeniden inşa etme konusunda önemli bir fırsat yakaladıklarını söyleyen Sancar şöyle devam etti: “Çünkü Türkiye’nin yönetiminin ve zihniyetinin kurmak istediği sistemin en uç noktasına Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi denen ucube düzenle geldi. Ve bunun ülkeyi nasıl çöküşe götürdüğünü bizzat deneyimliyoruz. Çöküşü restore edecek bir yol mu yoksa yeni bir başlangıç yolu mu? Cevabını aradığımız soru budur. HDP en geniş demokrasi ittifakını kurmak istiyor ama bunu pazarlıkla yapmayı reddediyoruz. Birileriyle pazarlık yaparak, seçimlere girmeyi kesinlikle yanlış buluyoruz. Yöntemimiz pazarlık değil müzakeredir. Hedefimiz bir yerden mevki, makam kazanmak değil bu ülkeye demokrasiyi ve barışı getirmektir. Bunu da ancak müzakere ve diyalog yöntemiyle yapabiliriz.

O kadar çok çete besledi ki bu iktidar Suriye savaşında öyle yıkıcı politikalar izledi ki bunun faturalarını bu halk ödüyor. Ödemeye de devam etmemesi için savaş politikalarına dur dememiz lazım. Bu iktidarın Suriye politikasının en alıcı ve temel hedefi Kürtlerin kazanım elde etmelerini engellemektir. Yani Kürtlerin kaybetmesi, kazanımlarını koruyamamaları için her türlü kirli ve karanlık ilişkiye girdi. Biz diyoruz ki esas yapması gereken savaş politikalarından, Kürt düşmanlığından vazgeçmektir. Zulümden başka bir şey vaat etmiyor. Halk için halkçı bir yönetimin yolunu açalım. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bu yolun öncülüğünü yapmaya da hazırız.”

HABER MERKEZİ


Etiketler : Kürt Sorunu, HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, 12 Eylül Askeri Darbesi, deklarasyon,