'Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılına hazırlık operasyonları yapıyorlar'

11 Haz 2021

DBP Eşbaşkanı Keskin Bayındır Türkiye’nin Kürtlere KDP’yi kullandığını belirterek “Türkiye’nin KDP ile geliştirdiği ilişkiler, Lozan’ın güncellenmesi hedeflerini geliştirmek üzerine kurulu. KDP içerisinde de kirli ilişkiler olduğunu söylemek mümkün" dedi.

Sınır ötesi operasyon, TSK’nin hava saldırılarıyla devam ediyor. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Keskin Bayındır, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye ve Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik sınır ötesi adı altında art arda yaptığı operasyonların Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yıldönümüne hazırlık olduğunu, stratejik hamlelerle Lozan Antlaşması’nı güncellemek istendiğini söyledi. 

MA'dan Ergin Çağlar-Mehmet Erol'a operasyonu değerlendirirken operasyona destek veren KDP'yi eleştiren Bayındır, “Türkiye’nin KDP ile geliştirdiği ilişkiler, Lozan’ın güncellenmesi hedeflerini geliştirmek üzerine kurulu, yoksa Bölgesel Kürdistan Yönetimi’ni tanıyan, bu konuda diplomatik, siyasi ilişkiler geliştirilen bir gerçeklik söz konusu değil. Tamamıyla işgal ve ortaya çıkacak Kürt statüsünü parçalamaya dönük bir ilişki biçimidir. Kürt halkı bunu asla kabul etmiyor, sorunlu buluyor. Bu ilişkiler hem Kürt halkının kazanımlarını riske atıyor hem geleceğine zarar veriyor” dedi. 

AKP iktidarının Kürtlere yönelik saldırılarını KDP’yi kullanarak sürdürdüğünü belirten Bayındır şunları söyledi: “Türkiye Güney Kürdistan’ı insansızlaştırma politikası yürütüyor. KDP yönetiminin Türk devleti ile yürüttüğü bu kirli ilişkileri artık saklayamadığını görebiliyoruz. Hiçbir şekilde toprak satılmasına karşı olmayan, bölgenin insansızlaştırılmasına belli ölçülerde olanak sağlayan bu ilişkiyi hayretle izliyoruz, bu durumu halkımız da takip ediyor. Güney Kürdistan’daki halkın KDP ile Türkiye arasındaki ilişkiye karşı tutum aldığını görüyoruz.”  

 

Metina'da olanlar

Metîna’ya askeri sevkiyat yapan KDP özel birliklerine yönelik 5 Haziran’da yapılan saldırıya değinen Bayındır, “Türkiye’nin son 30 yılda Güney Kürdistan’da yarattığı provokasyonlarda ciddi tecrübe edindi. Hem KDP ile kurduğu ilişki hem de Güney Kürdistan zemininde paramiliter güçler olarak devşirebileceği bir gücü elde ettiğini net bir şekilde görebiliyoruz. Tüm verileri bir araya getirdiğimizde, bu saldırının tamamıyla Türkiye’nin doğrudan bir provokatif girişimi olduğunu söyleyebiliriz. Bu provokatif girişimin KDP içerisinde yer alan bazı güçlerden bağımsız olduğunu düşünmüyoruz. KDP içerisinde de kirli ilişkiler olduğunu söylemek mümkün” diye konuştu. 

 

'Tek kozu....' 

Bayındır, AKP-MHP ittifakının “Kürtleri bir birine kırdırma” politikasına başvurduğunu ifade ederek, “Kürt halkı tarihi bir süreci yaşıyor. Her yönüyle kendi statüsünü ve kendi özgürlüğünü elde etme aşamasına, kritik bir aşamaya gelen bir Kürt halk gerçekliği söz konusu iken her alanda daralmayı ve çözümlenmeyi yaşayan AKP ve MHP iktidarı, eline kalmış tek bir kozu olan ‘Kürtleri birbirlerine kırdırma’ politikasını bu olayla tekrardan canlandırmayı hedefledi. Bu politikayla da Kürtleri parçalamayı hedefledi. Bu politikasını da KDP içerisinde yer alan ve özel birliklerle yapmaya çalıştı. Önümüzdeki süreçlerde buna benzer birçok olay da yaşanabilir. Türk devletinin artık bu tür provokasyonlar dışında hiçbir argümanı kalmadı. Ama Kürt güçleri bu oyuna gelmeyecektir” ifadelerini kullandı. 

Bayındır, Federe Kürdistan ve Irak Parlamentosunda bulunan Kürt parlamenterlerin de son dönemlerde ortaya koyduğu tepkilerle saldırılara karşı set olacağını kaydetti. 

Saldırılara karşı Kürt birliğinin önemine vurgu yapan Bayındır şunları ekledi: “Kürt halkı, kendi özgürlüğünü ve geleceğini sağlayacak bir aşamaya geldi. Hiçbir gücün Kürtlerin bir araya gelme arzusunu provokatif girişimlerle dağıtamaz. Bu süreçten sonra her aydın, yazar ve parti, Kürt halkının birliğine dair çaba göstermeli.” 

 

DİYARBAKIR 



 


Etiketler : KDP, Keskin Bayındır, sınır ötesi operasyon,