Kürtler yandı bitti kül olmadı

02 Eki 2021

Sermaye ortağı AKP Batı da müsebbibi olduğu orman yangınları ile yandaş sermayedarlarını, TOKİ’yi ve maden ocaklarını yanan orman bölgelerine yerleştirmeyi ve ormanlık arazilerinin gasp etmeyi kafaya koymuş ve böylece ekolojik alanlar AKP'nin sermaye planına kurban edilmeye çalışıldı.

Murat Aydın*

   

Türkiye'nin batısında orman yangınları gerçekleşirken mevcut iktidarın paramiliter güçleri, Kürtler ve Kürt siyasetinin orman yangınları çıkardığına dair söylentiler çıkararak toplumsal infial yaratmayı hedeflediler. Aslında Türkiye halkları orman yangınlarını kimin çıkardığını ve neden çıkardığını çok iyi biliyor. 

Sermaye ortağı AKP Batı da müsebbibi olduğu orman yangınları ile yandaş sermayedarlarını, TOKİ’yi ve maden ocaklarını yanan orman bölgelerine yerleştirmeyi ve ormanlık arazilerinin gasp etmeyi kafaya koymuş ve böylece ekolojik alanlar AKP'nin sermaye planına kurban edilmeye çalışıldı. Yanan ormanlara müdahale edilmemesi bir yoksunluk durumundan kaynaklı değil tamamen ormanlık alanın "yandı bitti kül olduya" getirilerek gasp edilmeye çalışılmasıydı. Yanan ağaçlar, kuşlar-kurtlar ve insanlar gözünü para bürümüş iktidarın umurunda bile değildi. Buna rağmen yanan ormanlar Batı'da ve turizm bölgesinde olunca ana akım medya orman yangınlarını haberleştirdi ve toplumda ciddi bir duyarlılık gelişti. 

Toplumsal duyarlılığın gelişmesiyle daha fazla üç maymunu oynayamayan iktidar, sonrasında bu yangınlara bir şekilde müdahale etmeye kalkıştı. Fakat yanan bölgelerin ahvali de Akdeniz’de ve Kürdistan’da yakılıp yıkılan ormanlardan farksız olmayacaktı. Aslında yapılmak istenilenin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Yıllardan beridir PKK ile savaş adı altında Kürdün yakılmadık yıkılmadık ormanı, bağı, bahçesi, merası ve köyü kalmadı. Onlarca canlı ve insan yakılan yıkılan köylerde ve ormanlık alanlarda katledildi. Doğal alanlar insansızlaştırıldı. Fakat ana akım medya bundan tek bir cümle dahi bahsetmedi. Gerçi doğruyu söylemek gerekirse; Muğla, Marmaris, Bodrum, Antalya yandığında utanma belasına da olsa 3-5 saniye kadar Dersim'deki orman yangınını haberlere konu edebildiler. Ama Turizm yerlerinde yanan ormanlara ağlayan insanlardan da pek fazla ses yükselmedi. 

Belki Kürdistan coğrafyasında yaşayan ağaçlar, kuşlar  ve karıncada Kürttür diye düşünülmüş olabilir. Ama şunu iyi  bilmek gerekir ki dünya üzerinde bulunan her şeyle birlikte dönüyor yanan orman ve nerede olursa olsun bu yangının müsebbibi sermaye ve iktidarlardır yani aynıdır ve bu küller yağmur olur o coğrafyadan ötekine yağar. İnsanlığın doğanın ve yaşamın ortak düşmanı olan sermayeye karşı duruşundan ve Kürdistan'daki yangına da en az Türkiye'nin batısında çıkarılan yangın kadar ses çıkarmaktan başka kurtuluşu yok. Bu yaşamsal ve ekolojik bir sorumluluk. 

Bingöl, Dersim, Amed ve Botan doğası silahlı çatışmada yakılmıyor bu tamamen Kürdistan'nın Kürtsüzleştirilip kültürsüzleşmesi amacıyla yapılan bir soykırım geleneğidir. Çünkü Kürt toplumu doğal bir toplumdur ve geçiminin büyük bir kısmını topraktan, ormandan karşılarken sözlü ve kültürel geleneğinin devam ettiği en güçlü alanlar kırsal alanlar ve köylerdir. Orman yangınlarıyla yerinden yurdundan edilmek istenilen halk metropol kentlerde asimilasyon ve ekonomik yıkıma uğratılıp yozlaştırılmak isteniyor.

Ormanları yakan sermaye ve iktidar bilmeli ki, "Yandı bitti kül olmadı, gittiniz gideceksiniz ve bir daha asla gelemeyeceksiniz."

*HDP PM Üyesi  


Etiketler : Murat Aydın,