Kampanya mitinge dönüştü

15 Eyl 2021

TJA ve DBP, ‘Kadın Özgürlük Zamanı’ başlığıyla 16 Ekim’de Diyarbakır’da miting yapıyor

Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), “Irkçılığa ve cinsiyetçiliğe êdî bes e (artık yeter), şimdi kadın özgürlük zamanı” şiarıyla 16 Eylül’de Diyarbakır’da bölgesel miting düzenliyor.

DBP PM Üyesi Zeynep Üren, daha önce destek verdikleri TJA’nın “Kendimizi Savunuyoruz” kampanyasını hatırlatarak, mitingin içeriğine ilişkin konuştu. Üren, “Uzun bir süredir kampanyamız vardı ve şimdi o kampanyayı mitinge dönüştüreceğiz. Kürt halkının üzerindeki tecrit her yere yayıldı. Cezaevlerinde de dışarıda da Kürt kadın hareketine çok ciddi saldırılar var. Ayşe Gökkan’ın duruşmasında da bu durumu çok net gördük. Deniz Poyraz’a yapılan saldırı da özgürlüğe yapılan saldırıdır. Kürtler üzerinde faşizm uygulanıyor. Her sabah bir kadın katliamı ile uyanıyoruz. Biz bu saldırılara karşı ev ev, mahalle mahalle dolaşacağız, Kürt kadınlarının üzerindeki saldırıları boşa çıkaracağız. Dilimiz, sanatımız, sözümüz üzerindeki saldırılara karşı çalışmalar yürüteceğiz” dedi.

Kadın özgürlükçü ruh

Mitinge yönelik konuşan HDP Milletvekili Semra Güzel, kölelik kültürüne karşı özgürlük kültürünü inşa ettiklerini söyledi.

Kadın özgürlük mücadelelerinin zihniyet devrimi temelinde demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir yaşam kültürünün inşası olduğunu belirten Güzel, “Tarihin en eski ezilen cinsi, sınıfı ve ulusu olan kadınlar kendisiyle birlikte toplumu ve dünyayı özgürleştirecek. Zamanın ruhu kadın özgürlükçü ruhtur. Kadın özgürlükçü ruh dünyada ciddi bir gelişme ve yükseliş halindedir. Kadının örgütlü kimliğiyle öne çıkması kapitalist moderniteyi sarsmakla kalmıyor aynı zamanda çözülüşünü de hızlandırıyor” diye konuştu.

Kadınlar faşizmi yıkacak

Güzel, tüm dünyada diktatörlüklere, katliamcı rejimlere ve erkek egemen düzenin faşizmine, ırkçılığına, her türlü kırım politikalarına karşı yürütülen mücadelenin öncüsünün kadınlar olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Erkek egemen iktidarlar kaybetme korkusu ve telaşına düştüler. Bu yüzden kadına yönelik saldırılar da yoğunlaştı. Tüm bu saldırılar karşısında kadınlar egemen erkekliği daha fazla sorgulayarak, kadın özgürlük çizgisinde örgütlenerek mücadele kararlılıklarını ortaya koymuşlardır. Biz kadınların örgütlü mücadelesi ortak bir ruh, duygu ve zihniyeti geliştiriyor ve evrensellik kazanıyor. Erkek egemen gericilik kültürünün vardığı nokta olan faşizm, biz kadınların bütünlüklü ve ortak mücadelesiyle yıkılacaktır.”

Örgütlü kadına saldırı

Türkiye’de bir kadın kırımının yaşandığına dikkati çeken Güzel, “Ve bu kırım toplum kırım, kültür kırım olarak derinleştiriliyor. Bu durum faşizmle yakından bağlantılıdır. AKP-MHP ortaklığındaki kadın düşmanı gerici iktidar, kadına yönelik şiddeti teşvik ediyor ve bunu bir politika olarak yürütüyor. Genelde topluma özelde kadına yönelik şiddet, sindirme tam bir savaş politikası çerçevesinde devam ediyor. Çünkü faşizm iradesi kırılmış, kişiliği parçalanmış, çaresiz köle kadın ve köle topluma dayanarak var olabiliyor. Köle kadın ve toplum olmadan faşizm ayakta kalamaz. Bu yüzden faşizm örgütlü kadına saldırıyor, işkence ediyor, tutukluyor, katlediyor, kurumlarını kapatıyor, örgütlülüğünü dağıtmaya, mücadele gücünden düşürmeye çalışıyor. Bunun için erkek egemen sistem cinsiyetçiliği derinleştirip, kışkırtarak erkeği kadın düşmanı ve katili haline getiriyor” diye konuştu.

Deniz Poyraz’ın katledilmesi

Milliyetçiliğin erkek egemen faşizminin ideolojisi olduğunu vurgulayan Güzel, şöyle konuştu: “İktidar kendine muhalif herkesi düşman görerek, hedef göstererek, terörize ederek her yerde saldırılarını yoğunlaştırarak özgürlük ve demokrasi mücadelesini tasfiye etmeye çalışmaktadır. HDP İzmir il binasına yapılan saldırıda katledilen Deniz Poyraz olayı, Konya Meram’da Dedeoğulları ailesine yönelik katliam ve her gün rutin hale gelen Kürtlere yönelik ırkçı linç saldırıları meşrulaştırarak herkesi faşizmine ortak etmeye çalışmaktadır. Tüm bu saldırılar başta zindanlar olmak üzere 12 Eylül faşizmini katbekat aşan uygulamalar ülkede bir yönetime dönüşen tecrit politikalarından bağımsız değildir.”

Eşbaşkanlık hedef alındı

 Her güne vahşice katledilen kadın katliamlarına uyandıklarını belirten Semra Güzel, “Yine taciz ve tecavüzler kadın katliamlarıyla yarışıyor. Faşizm-erkek egemen sistem bu durumdan besleniyor, ömrünü uzatıyor. Eşbaşkanlık, eşit temsiliyet sistemini ortadan kaldırmaya yönelik saldırıları ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi iktidarın kadın düşmanlığını bir kez daha ortaya koyduğu gibi köle kadına dayandırdığı toplumsal yapı oluşturma çabasının sonuçlarıdır” dedi.

Şimdi kadın özgürlük zamanı...

Semra Güzel, bugün düzenledikleri mitinge ilişkin şunları söyledi: “Kürdistan’da kadın, çocuk ve gençlere yönelik özel psikolojik savaşın bir parçası olarak taciz, tecavüz, uyuşturucu, fuhuş ve katliamlar geliştiriliyor. Faşizmin tüm saldırıları kadın iradesini kırma ve teslim alma çabasıdır. Faşizmin saldırıları biz kadınlara ortak mücadele anlayışında buluşarak, birleşik mücadele yürütmenin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bizleri korku çemberine almaya çalışan erkek egemenlikli cinsiyetçi kültürün tüm saldırılarına karşı öfkemiz büyüyor, direnişimiz yükseliyor, kadın özgürlük mücadelemiz derinleşiyor. Egemen erkekliğe, sistemine ve modernitesine diz çökmüyor, boyun eğmiyor, teslim olmuyoruz. Yükselen kadın bilinci ve mücadelesiyle kadın kırım, toplum kırım, kültür kırım politikalarına ve ırkçılığa, cinsiyetçiliğe “êdî bes e, şimdi kadın özgürlük zamanı” demek için yaptığımız mitingde tüm kadınlarla buluşuyoruz.”

DİYARBAKIR/MA


Etiketler : Kadın Özgürlük Zamanı, hdp,