...
Zeynep Altınkaynak
Önce yüzleşme!

Bizzat devletin kendisi Kürt halkına ve Kürt kadınlara, çocuklara karşı işlediği suçları kabul etmeden, bu suçların sonuçlarını üstlenmeden ve toplumsal demokrasi ve barışı tesis etmeden helalleşme tartışması yerini bulmayacaktır

Yoktunuz, yoksunuz...

Sergisinin bir bölümüne "Yoktunuz" ismini vermiş Güneştekin. Evet, yoktunuz… Gençlerin canını dişine taktığı o günlerde yoktunuz... Picasso gibi, celladın yüzüne "Bunu siz yaptınız" diyecek cesaretiniz yoksa o hafızada alacağınız yer de çoktan bellidir

Tel örgüleri yırtan direniş

Kobanê direnişi Kürtler açısından pek çok anlamda dönüm noktasıydı... Ama en çok da yüzyıldır zihinlere işlenmek istenen tel örgüleri yıktı… Karanlığın her yönüyle üzerimize geldiği bugünlerde belki de en çok o ruha ihtiyacımız var

"Umidim Nemawa"

Bağımsızlık için savaşan Güneyli Kürtler, "An Azadî An Azadî" sloganıyla kurulan yönetimlerinden yoğun ailesel-aşiretsel çıkarlar dışında pek bir hayır görmediler... Tırmanan toplumsal problemler bu topraklarda kadınları umutsuz hale getirdi
 

Ben kadınım, uyandım…

Kadın özgürlük geleneği Taliban karanlığını yırtacak gücünün olduğunu dosta-düşmana binlerce defa ispatladı. Şengal ve Rojava kadın mücadelelerine şimal yıldızı gibi yol gösteriyor

Orda bir çöl var, uzakta! - 2

Yılmadılar, elleriyle kardıkları çamurdan, ‘holik’ diye adlandırdıkları ilk özgün örgütlenme mekânlarını oluşturdular. Dünyada ilk değildi belki... Ama Maxmur’da kadınların dünyasında değişen bir şeyler vardı ve bu sadece evden çıkmakla ilgili değildi

Orda bir çöl var, uzakta!

Maxmur’un acıları, kayıpları, maruz kaldıkları korkunç politikaları yazmaya, ne dil yeter ne de akıl… Ölümsüz, savaşsız, silah-uçak-tank-top sesi duymadan geçirdikleri tek bir gün olmasa da, slogansız, mücadelesiz, tek bir günleri de olmadı 

Paris'ten Silopi'ye, Helince'den İzmir'e; Katili tanıyoruz!

Bu cinayetlerin hiç biri tesadüf değil, hiçbiri genel geçer doğrularla açıklanabilecek, devlet ve iktidarın zulmüyle, vahşiliğiyle ifade edilebilecek kadar sıradan değil, bilakis her bir cinayet, her bir katliam tarihsel mesajlarla yüklü...

Patriyarkanın yaman(!) evladı kapitalizm

Erkek egemenliği yükseldikçe kadını, kapitalizm yükseldikçe doğayı nesnesi haline getirdi... Patriyarkanın en küçük ama en yaman evladı kapitalizm; kadını doğadan ve toplumdan kopararak yeni bir karakter yaratmak istedi 

Toprak, kadın ve efendilerin savaşı

Savaşın efendileri kozlarını açık oynamakta, faşizmi, cinsiyetçiliği, ırkçılığı, dinciliği gizlemek için herhangi bir kılıf arayışına da girmemektedir. Kadının toprakla bağına, yurduna, yurtseverliğine saldıran da aynı güçtür

Beyaz laçeklilerin direnişi

8 Mart’ta, Newroz’da, açlık grevi eylemlerinde, Cumartesi direnişinde, İstanbul Sözleşmesi eylemlerinde ve daha gözümüzün, gönlümüzün uzanabildiği her yerde, beyaz laçekli kadınlar, beyaz laçeğin geleneğinden şerbetlenmiş kadınlar direniyor

Baharın gelişi engellenemedi

8 Mart’tan Newroz’a uzanan zaman diliminde diktatöryal güçler her yönden saldırılarını tırmandırdı, coşkunun ve cesaretin bulaşıcılığını engellemeye çalıştılar. Fakat koronadan daha hızlı bulaşan, toplumsallaşan coşku ve cesaretin önünü kesemediler