İktidar gündem değiştiriyor!

22 Haz 2021

4. Yargı Paketi’nin göz boyama olduğunu söyleyen feminist Avukat Diren Cevahir Şen, iktidarın gündem değiştirmeye çalıştığını ve kendi bakışını devreye soktuğunu söyledi

AKP’nin Meclis’e sunduğu “4. Yarı Paketi” olarak bilinen “Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin Meclis Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri dün devam etti. 

Failleri yargılıyor

Yargı paketinde, boşanmış eşe karşı işlenen “kasten öldürme”, “kasten yaralama”, “eziyet”, “zorla alıkoyma” suçları da eşe karşı işlenen suçlarda olduğu gibi nitelikli suç kapsamına alınıyor ve cezası ağırlaştırılıyor. Ayrıca yargı paketi teklifi; “terör”, “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar”, “kasten öldürme”, “çocuğun cinsel istismarı”nın da aralarında bulunduğu “katalog suçlar”dan tutuklamada “somut delil” aranması koşulunu da getiriyor.

 

4 madde

Teklifte kadına karşı şiddet eylemlerinin önlenmesi amacıyla Ceza Kanunu’nun 4 maddesinde yani TCK’nin 82. 86. 96. ve 109.’da düzenleme yapılıyor. Bunlardan birincisi TCK’nin 82. maddesi ile düzenlenen “kasten öldürme” suçu ile ilgili. TCK’nin ilgili maddesinde kasten öldürme suçu “üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı” işlendiğinde fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılıyor. Maddede yapılan düzenleme ile fail bu suçu boşanmış eşe karşı işlediğinde de aynı hükümle cezalandırılacak.

Erkeklere ceza yok!

Yargı paketini değerlendiren feminist Avukat Diren Cevahir Şen, iktidarın kadına dönük şiddeti önleme niyetinde olmadığını, bu düzenlemenin gündem değiştirmek amacıyla getirildiğini söyledi. 

İktidarın bu konuda samimi olmadığının göstergesinin kadınların hayatlarını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek olduğunu belirten Şen, “Herhangi bir yargı reformu ile kadınların hayatlarını kurtarmak gibi bir dertleri varsa neden İstanbul Sözleşmesi’nden çıktılar? İktidarın hedef gösterdiği İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme ile beraber erkek şiddetinin bilinçli ve koordineli bir şekilde arttığını görüyoruz. Erkekler aslında herhangi bir tehlike içinde olmayacaklarını, hukuki ve cezai bir yaptırımla karşılaşmayacaklarını biliyorlar” dedi.

 

İbare ayrımcı

Hem İstanbul Sözleşmesi’nin hem de 6284 sayılı kanunun kadınlara dönük sadece boşandıkları erkekler tarafından değil, tüm erkekler tarafından maruz kaldıkları ve kalacakları şiddeti önleme mekanizması olduğunu hatırlatan Şen, ancak yeni düzenlemede  ‘üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı’ ibaresine ‘boşanan eş’ ibaresinin de eklenmesinin ayrımcı olduğunu söyledi.

Şiddet şiddettir

Kadına yönelik şiddette ayrım yapılamayacağının altını çizen Şen, “Erkek şiddeti erkek şiddetidir. Bir kadın sevgilisi, ayrıldığı ya da flört ettiği ya da sokakta herhangi bir erkek tarafından şiddete uğradığında, bu kadınları kim koruyacak? Böyle mi koruyacaklar? Kadınlar potansiyel olarak her erkeğin saldırısı altında. Kadın olarak sokakta var olmak şiddete açık hale gelmek demektir. Çünkü kadınlar şiddete açık hale getirilmişlerdir” diye belirtti.

 

İktidarın bakışı devrede!

Bu nedenle cezaların, bütün kadınlara karşı işlenen suçlar bakımından ve bütün erkeklerin işlemesi bakımından ayrımsız uygulanması gerektiğinin altını çizen Şen, yeni düzenlemede sadece akrabalık bağının gözetildiğine vurgu yaptı.

Şen, “İktidarın muhafazakar, İslami bakışı devreye geriyor. Geleneksel bakış var. Kadını aile içine hapseden bir bakış var. ‘Kadının yeri ailedir, kadın için ailenin dışında bir hayat yok ama aile içinde de bir hayat yok. Aile içinde uğradığı şiddette muhatap biziz. Diğeri ile onu baş başa bırakıyoruz’ diyor. Diğeri ‘Onun suçudur’ diyor. Bu düzenleme ile ‘Elin adamları ile ne işi var’ diyor. Yani burada şiddetin failini değil, yine kadını suçlayan bir bakış açısı var” dedi.

Diren Yurtsever/İstanbul-MA


Etiketler : 4. yargı paketi,