‘Firari Yazılar’ın size ulaşması kolay olmadı

15 Eki 2021

Farklı hapishanelerde kalan, farklı siyasi geleneklerden gelen kimisi 10, kimisi 30 yıldır içeride olan ve kitapları yayınlanan 38 yazar ve şairin katkısıyla dosyamızı tamamladık

Ayhan Kavak / Adil Okay

Zorlu bir yolculuktu. Birimiz içeride, diğerimiz dışarıda yaşayan iki yazar olarak, aylar süren uğraştan sonra hapishane sürecinde kitapları yayınlanan (Leyla Atabay’dan Selahattin Demirtaş’a, Gültan Kışanak’tan Sami Özbil’e, Gülazer Akın’dan Erol Zavar’a, Ergül Çiçekler’den Laleş Çelikel’e kadar) 50’ye yakın mahpus yazar ve şaire ulaşıp hayata ve sanata dair on beş soru yönelttik. Gelen yanıtların dijital ortama aktarılması, beklediğimizden uzun olanların teknik nedenlerle kısaltılması, sonra yeniden sahiplerine gönderilip onay istenmesi, giden ve gelen bazı mektupların bu süreçte “kaybolması” bizi oldukça yordu. Ancak ısrardan vazgeçmedik. Taahhütlü mektuplar ve fakslarla sorularımızı tekrar tekrar yolladık. Tutsak yakınlarının da yardımıyla sonunda başardık. Sonuç itibariyle farklı hapishanelerde kalan, farklı siyasi geleneklerden gelen kimisi 10, kimisi 30 yıldır içeride olan ve kitapları yayınlanan 38 yazar ve şairin katkısıyla dosyamızı tamamladık. 

Daha önce de hapiste olan şair ve yazarlarla söyleşiler yapılmıştı. Ancak bunların sayısı sınırlıydı. İşte biz bu sınırı aşmayı, siyasi geleneğine, etnik ve cinsel kimliğine bakmadan içeride üreten mahpusların sesini bu kitapla toplu olarak duyurmayı amaçladık. Aynı zamanda “Hapishane Edebiyatı” diye küçümsenen, bazen de “hoşgörü” adı altında eleştirmekten imtina edilen eserlerin yaratım aşamalarını mercek altına almak ve okuyucunun dikkatini bu vesileyle “Hapishane Edebiyatı” tartışmasına çekmek istedik.

Hapishanede yazma zorlukları

Kitabı hazırlarken bazı sorularımıza verilen yanıtların benzerliği dikkat çekiyordu. O da hapishanede üretmenin zorluğu, teknik engeller, el yazılarının dijital ortama aktarılması sorunu, yayınlatma güçlüğü, sansür, oto sansür ve hapishane idarelerinin keyfi yasakları hakkındaydı. Bu yanıtlar bir kez daha “içerisi ile dışarısı”nın aynı olmadığını bize gösterdi. Neden bu noktayı vurguluyoruz: Zira son zamanlarda, ülkenin içine girdiği karanlık nedeniyle karamsarlığa kapılan “dışarıdaki” yazarlar arasında, “İçeri ile dışarı farkı kalmadı, hangimiz özgürüz ki” gibi yaklaşımlar yaygınlaştı. Evet, dışarıda da acımasız devlet baskısı var ama “içerisi” ile kıyaslamak doğru değil diye düşünüyoruz. 

Bugün, bu kitabı hazırlarken, 2021 yılı itibariyle 12 Eylül karanlığını çağrıştıran koşullarda da yaşasak, imkân buldukça denizi, dağları, nehirleri, ormanları görebiliyoruz. Maddi imkânlarımız elverdiği ölçüde istediğimiz yasal kitabı, dergiyi okuyabiliyoruz. Ama ya tutuklu ve hükümlüler? Onlar istedikleri insanla konuşmaya, toprağa basmaya, uzun yürümeye, uzaklara bakabilmeye, sarılmaya, istediklerini yemeğe, içmeye ve sayamayacağımız kadar çok şeye hasretler. Yasal dergilere, gazetelere, kitaplara bile ulaşmalarının önünde bin bir engel var. 

Ancak bu engellere rağmen bu kitabın hazırlanış sürecinde gördük ki, özellikle politik mahpusların düşünce üretimleri, içeride karanlığın zifiri hale gelmesine rağmen devam ediyor. Özellikle son çeyrek yüzyılda -bu kitapta okuyacağınız söyleşilerden de anlaşılacağı gibi- hapishanelerde yazılan edebi eserlerde zaman, mekân ve temalar (ve elbette biçem) daha da genişlemiş, hapishanelerin sınırlarını aşmıştır. Tutsak yazarların düşlerinde hapishane kapıları, prangalar, tabular yıkılmış, mikro ve makro iktidarların yasakları, iç ve dış mahalle baskısı ve sansür metaforlarla delinmiştir.  

Mahpuslarla dayanışan redfotoğraf grubu kurucularından Özcan Yaman’ın dediği gibi: “Özellikle son çeyrek yüzyılda, dışarıda beyni, içeride ise bedeni tutsak bir toplumsal yapının adım adım örüldüğünü görüyoruz. Maddi hayatlarının kısıtlanması onların düşünme yetilerini yok edememişse, hâlâ umut var demektir.”

Kitaba katkı sunan politik mahpuslar:

A. Selam Baran, A.Celil Keskin, Abdullah Öngüllü, Adnan Öztel, Ahmet Bilge, Ahmet Gerez, Bahattin Cesur, Bejdar Ro Amed, Ergül Çiçekler, Erol Zavar, Fecriye Benek, Erhan Mordeniz, Gülazer Akın, Gültan Kışanak, Hayrettin Ekinci, Hasan Şahingöz, Hüseyin İlbeyci, İbrahim Şahin, İzzethan Aykut, Laleş Çelikel, Leyla Atabay, Murat Türk, Nevzat Çapkın, Nevzat Güngör, Nusret Yıldız, Orhan Çaçan, Ömer Raman Özdurak, Sadık Aslan, Sami Özbil, Selahattin Demirtaş, Serdar Koç, Seyit Oktay, Sıddık Kıvanç, Soydan Akay, Siya Çınar, Yakup Güneş, Yüksel Yiğitdoğan, Zeki Kayar.

Biz de bu kitabı hazırlarken Yaman’ın yukarıda sözünü ettiği “umut”a tanıklık ettik. Şimdi tanıklık sırası sizde! 

İletişim: 

Adil Okay: [email protected]

Ayhan Kavak: 1 No’lu T Tipi Hapishane. Siverek /Ş. URFA

Künye: 

Firari yazılar - İçerideki yazarlarla söyleşiler, Hazırlayanlar: Adil Okay, Ayhan Kavak, Klaros Yayınevi, Ankara, Ekim 2021

 


Etiketler : kitap,