Dicle: Kürt halkı operasyona karşı durmalı

03 May 2021

Kürt halkına karşı yeni bir konseptin devreye konulduğunu söyleyen Kürt siyasetçi Hatip Dicle, birlik çağrısı yaparken Kürt halkının operasyona karşı durması gerektiğini söyledi

Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrar eden AKP iktidarı operasyonlarına bir yenisi ekledi. TSK, 23 Nisan’da Metina’ya bağlı Zendura bölgesindeki Derarê, Koordine ve Stuna alanlarına yönelik operasyon başlattı. Operasyonun Ermeni Soykırımı'nın yıldönümüne denk getirilmesinin tarihsel açıdan bir mesaj olduğunu değerlendiren Kürt siyasetçi Hatip Dicle, “Kürt halkına karşı topyekun yeni bir konsept devreye sokulmuştur. Bu saldırı karşısında durmak gerekiyor” dedi.

Kürtlere mesaj!

ANHA’ya konuşan Kürt siyasetçi Dicle, "Türk devletinin ne yapmak istediğini anlamak için biraz tarihine bakmakta yarar var. İttihat ve Terakki 24 Nisan 1915’te ne yapmıştı? O dönem başta İstanbul olmak üzere bütün Ermeni aydın ve siyasetçilerini ve ailelerini bir gece vakti operasyonlarıyla bir araya toplanmış, daha sonra bunların büyük bir kısmı idam edilmişti. Tehcir adı altında bir göçertme yok etme politikası izlendi. Birinci Dünya Savaşı’nın seyri içerisinde Osmanlı’nın o dönem müttefiki olan Almanya’nın göz yummasıyla bir buçuk milyona yakın Ermeni, Süryani ve Rum Pontus halkları katledildi. Tam bir soykırım uygulandı. Peki o dönem İttihat ve Terakki’nin Müslüman halklar için programı neydi? Müslüman halklar içinde, Kürt halkı başta olmak üzere, bunları kültürel soykırımdan geçirerek Türkleştirme, Anadolu ve Mezopotamya topraklarında tümüyle yok etmeyi amaçladılar” değerlendirmesi yaptı.

Şark Islahat Planı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu’ndaki İttihat ve Terakki’nin politikalarını devraldığını dile getiren Kürt siyasetçi Hatip Dicle, “1924 Anayasası, ardından 1925 Şark Islahat Planı ile aslında Kürtlere karşı soykırım saldırıları başlatılmış oldu. Hatırlayın, 1921 Koçgiri Katliamı sonrasında 1925 Şeyh Said katliamı ve 1937- 1938’de Dersim Katliamı bütün bu konseptin birer parçalarıdır. Şimdi şundan hiç şüphe etmeyelim, yüz yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1925 Şark Islahat Planı gizli bir anayasa niteliğindedir. Bu plan çerçevesinde politikalarını yaşama geçiriyorlar” dedi.

Soykırım hedefleniyor

2014 yılında Kürt halkına karşı topyekûn imha politikası olarak yaşama geçen Çöktürme Planı’nın Şark Islahat Planı’nın devamı olduğuna vurgu yapan Dicle, “Bununla Kürt Soykırımı’nı tamamlamayı hedefliyorlar" diye kaydetti. Geçtiğimiz günlerde Al Jazeera TV’ye demeç veren Mesrur Barzani’nin ‘Türkler sadece Kürtlerin PKK’li olan kesimine karşıdır’ açıklamasına tepki gösteren Kürt siyasetçi Hatip Dicle, “Peki onlara sorarım, kendileri bağımsızlık referandumundan sonra, bağımsız devlet ilanına hazırlanırken onlara en büyük düşmanlığı kim yaptı? Irak’ı harekete geçiren, İran’ı harekete geçiren hatta Suriye’yi gizliden gizliye Kürtlere karşı soykırım uygulamak için harekete geçiren kimlerdi? Bunlar Türk devletinin ve bizzat Erdoğan’ın kendisi değil miydi? Tarihi bu kadar görmezlikten gelme, bu kadar çarpıtma bir Kürt siyasetçisine asla yakışmıyor. Maalesef bunlara tanık oluyoruz. Bunları görüyoruz. Bugün askeri anlamda başlatılan saldırılar bir bütün olarak Kürt halkına karşı uygulanan konseptin bir parçasıdır” dedi.

Ulusal birlik çağrısı

HDP’ye yönelik gerçekleştirilen operasyonların da bu imha ve soykırım konseptinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Dicle, “HDP’ye yönelik Kobanê sürecinde ortaya çıkan serhıldanlar gerekçe yapılarak sürdürülen saldırı konsepti siyasi bir operasyondur. Bu yaşananları artık topyekûn bir saldırı olarak görmek ve bütün Kürtlerin ulusal birliklerini geliştirerek bu saldırı ve soykırım konseptini boşa çıkartmaları gerekiyor. Doğru olan budur. Bunu yapmayanlar tarih karşısında sorumludurlar. Çünkü Kürt halkı bugün bütün parçalarda saldırı ve tehditlerle karşı karşıyadır” ifadelerine yer verdi.

Kürtler karşı durmalı

Irak ve Federe Kürdistan hükümetlerinin TSK'nin operasyonun karşısında ortaya koydukları tutum, bu saldırılarda bir şekilde yer aldıklarının göstergesi olduğunu kaydeden Kürt siyasetçi Hatip Dicle, "Dünyada hangi siyasi güç Zap, Metina ve Avaşin’de gerçekleştirilen soykırım saldırısına ve konseptine sessiz kalıyorsa, bu sessiz kalan güçlerin bu konseptin parçaları olduğunu düşünmekte yarar var. Bu soykırım saldırıları karşısında sessiz kalanlar açık bir şekilde ortaktırlar. Bu saldırıdan haberleri vardır. Türk devleti NATO, ABD ve AB’yi kastederek müttefiklerimiz ve bölgedeki güçlerin onayı ile bu saldırıları yapıyoruz diyor. Peki kim bu bölgedeki güçler? Elbette bu Irak ve Başûrê Kurdistan hükümetleridir” dedi. Son olarak Kürt halkının dört parça bütünleşmek zorunda olduğunu dile getiren Dicle, Kürt halkının operasyona karşı durması gerektiğini söyledi.

HABER MERKEZİ


Etiketler : Metina, Zap, kürt siyasetçi, Operasyon,