Denizlerin mücadelesi biz  kadınlara emanet!

20 Haz 2021

Bizi bilen bilir ama bu yazı bizi bilmeyenlere, bilmek istemeyenleredir.

Halkların Demokratik Partisi, yani HDP adının tüm özelliklerini politikalarında yansıtan bir partidir. Elbette ki bir parti olmasından ötedir. HDP bir fikriyattır. Sözde değil, özdedir. Mesela HDP emekçileri kimlerdir? HDP il ve ilçe binalarında, genel merkezinde çalışan emekçiler yani… Tekrar ediyorum; bilenler bilir, bilmeyen de aslında yoktur.

HDP emekçileri yaşadığı erkek-devlet şiddeti karşısında diz çökmeyen, boyun eğmeyen kadınlardır. Onlar HDP’dir, HDP onlardır.  Yani dememiz o ki HDP kadınların partisidir. HDP emekçileri, faili “meçhul” cinayetlerde annelerini, babalarını, kardeşlerini, yakınlarını kaybeden, bulundukları her yerde adalet arayışından asla vazgeçmeyen ve bu arayışı HDP çatısı altında sürdürenlerdir. “Failler bulunsun, katiller yargılansın” sözünün eyleme, mücadeleye döndüğü yerdir. Hem yaşam hem de adalet mücadelesinin adresidir HDP.

HDP emekçileri anne ve babaları özgürlük mücadelesi yürüttüğü için tutuklanan çocukların partisidir. Çocuklar dediysek yanlış anlaşılmasın. Anneleri, babaları yıllardır cezaevinde olan, müebbet alan, annesiz, babasız büyüyen ve bunun mücadelesini HDP’de yürüten çocuklar.  Çocukluklarını cezaevlerinde anne ve babalarını ziyaretle geçiren çocuklar.

HDP emekçileri köyleri yakılan, yaşam alanları yok edilen ve metropollere göç etmek zorunda kalan ancak asla ama asla dilinden, kültüründen, kimliğinden, özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyerek HDP’ye olan inancıyla mücadele edenlerdir. Tıpkı, tüm Kürt çocukları gibi dün örgütlü bir kötülükle katledilen Deniz Poyraz ve ailesi gibi.

Deniz 17 Haziran günü HDP İzmir İl Örgütü’nde planlı ve organize edilmiş bir şekilde katledildi. Deniz’in öyküsü bizlerin yani Kürt çocuklarının öyküsünden farksız değil. 90’lı yıllarda faili meçhul cinayetlere kurban giden yakınlar, zorunlu göçe maruz kalanlar, abilerin, kardeşlerin, anne ve babanın gözaltına alınması, tutuklanması… Ve daha buradan yazamayacağımız ama herkesin malumu olan işkence, zulüm, ölüm ve gözyaşı… Deniz ve ailesi milyonlarca Kürt gibi 90’lı yıllarda Mardin’den baskı ve zulümden kaynaklı yola çıkarak İzmir Kadifekale’ye yerleşmek zorunda kaldı. Bilen bilir, Kadifekale’de yaşayanlar zorla göç ettirilen Kürtlerin birbirine tutunduğu küçük bir şehirdir aslında. Aynı zamanda zulme karşı direnişin ve mücadelenin filizlendiği yerdir. Mardin’den Kadifekale’ye göç etmek zorunda kalanlar, geldikleri yerde mücadelelerinden asla vazgeçmediler. Zulme karşı isyan ateşini alevlendiren Rahşan gibi, özgürlük mücadelesinden vazgeçmediği için katledilen Dilan gibi, Deniz gibi.

Deniz katledilmeden önce kahvaltısını hazırlamış. Kahvaltı dediysek öyle saraylardaki şatafatlı kahvaltı değil! Zeytin, domates ve karton bardaktaki çay. Yudumlayabildi mi? Çayını bitirdi mi? Bir de günlük rutin işlerini tamamladı mı, yarım bırakıp kahvaltıdan sonra devam mı edecekti hiç bilmiyoruz. Belki onunla çalışan arkadaşlarımız bilir. Ancak Deniz’in ve hepimizin bildiği ortak bir gerçek vardı ve biz bu gerçeği bilerek yola çıktık. Kürt özgürlük mücadelesi yürütenler, yaşamı uğruna ölecek kadar sevenlerdir. Her türlü zulme, baskıya, işkenceye karşı yılmadan direnenlerdir. Yani kadınlardır, Denizlerdir.

Bizleri katledenlerin cezasızlık politikaları ile ödüllendirileceğini geçmişte olduğu gibi bugün de Deniz’in katiline şefkatle saranları da biliyoruz.

Ancak şu da çok iyi biline ki; HDP emekçileri işlerini yarıda bırakmaz. Yoldaşları onların mücadelelerini kaldığı yerden yükseltir. Çünkü HDP özel savaş politikalarının hedefi olan Kürt kadınların partisidir. Erkek-devlet şiddetine karşı direnen kadınların partisidir. Yani Rahşan’ın, Dilan’ın, Deniz’lerin partisidir. HDP “yaşasın kadın mücadelesi” diyerek ülkenin dört bir yanından jin, jiyan, azadî sloganının vücut bulmuş halidir. HDP, rant ve talan politikalarına karşı İkizdere’de, Marmara’da, “Denizlerimizi, derelerimizi savunmaya devam edeceğiz” diyen kadınların partisidir. HDP Deniz Poyraz’ın yaşam mücadelesidir.

Deniz denizlere emanet, Denizlerin mücadelesi de biz kadınlara emanettir. Gözün arkada kalmasın gülüşü coğrafyası kadar güzel olan Deniz. Annenin “Bir Deniz gider, Bin Deniz gelir” diyerek gösterdiği duruş bizim de sana sözümüzdür.

* HDP Mardin Milletvekili


Etiketler : Pero Dündar,