Dava kitapçığı

20 Nis 2021

Türkiye’de hukukun artık olmadığı, devletin bir hukuk devleti olmaktan çıktığı, yargının iktidarın kontrolüne tamamen geçtiği ve yargı kararlarının talimatla alındığı sadece bu ülkenin yurttaşları tarafından değil dünya kamuoyunca da biliniyor. Demokrasinin temel prensiplerinden olan ‘güçler ayrılığı ilkesi’ tümüyle ortadan kalkmış, iktidarın en yetkili şahısları Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımadığını açıkça ifade ederken, hükümetin küçük ortağının genel başkanı Anayasa Mahkemesi’nin kapatılmasını talep etmek gibi bir izansızlıkta bulunmuştur.

Böyle olunca Türkiye devletinin imzaladığı ve bağlayıcılığını kabul ettiği uluslararası sözleşmeleri ve uluslararası mahkeme kararlarını da kabul etmez oldu bu hükümet.

Ve haliyle ülkede sık sık hukuk tarihine geçecek tuhaf durumlar ortaya çıkmaktadır.

Ülkenin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanı ve milletvekiliyken tutuklanan ve 4 Ekim 2016’dan beri hapiste olan Selahattin Demirtaş’ın davasını iktidardakiler keyfi bir güç oyunu olarak kabul ettiklerini en yetkili ağızdan açıklamış, Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması yolunda AİHM’in verdiği bağlayıcı kararlara karşı hükümetten talimat alan yargı günü birlik kararlar, alelacele hazırlanan iddianamelerle Demirtaş’ın rehin tutulmasını devam ettirmiştir.

Hükümetin en yetkili kişisi bunu “hamle yapmak”, “işi bitirmek” olarak tarif etmiştir.

26 Nisan 2021 tarihinde Demirtaş, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, tutuklu olduğu ve kamuoyunda 6-8 Ekim Kobani davası olarak bilinen davanın ilk duruşmasına çıkacak.

Bu duruşma öncesinde Demirtaş’ın avukatları müvekkillerinin hukuki durumunu özetleyen ve bunun yanında 6-8 Ekim Kobani davasının iddianamesinde Demirtaş’a yönelik iddialara ilişkin gerçekleri içeren bir kitapçık hazırladı ve aralarında gazetecilerin, yazarların, siyasetçilerin olduğu 800 kişiye posta yoluyla gönderdi.

Kitapçığı dikkatle okudum ve bir kez daha hukukun geldiği içler acısı duruma üzüldüm.

Kitapçıkla birlikte Selahattin Demirtaş’ın gönderdiği mektup şu ifadelerle bitiyor:

“Her zaman olduğu gibi, bu duruşmada da arkadaşlarımla birlikte, hakikatleri anlatacağız.

Bu duruşmayı takip edeceğinizi umuyor, sevdiklerinizle birlikte güzel ve sağlıklı günler geçirmenizi diliyorum.”

Evet, Selahattin Demirtaş ve çok sayıda HDP milletvekili ve yöneticisi yıllardır mesnetsiz suçlamalar sebebiyle cezaevinde sevdiklerinden uzak yaşıyor ve sağlık hizmetlerine erişimleri de kısıtlı.

Bu ülkenin yurttaşları hem vicdani sebeplerle hem de yurttaş sorumluğu gereği bu duruşmaları dikkatle izlemelidir.

Çünkü hukukun olmadığı bir ülkede yurttaş olmanın manası olmaz, toplum olmanın da zemini kalmaz.

İshak Karakaş

İshak Karakaş


Etiketler : İshak Karakaş,