Cinsiyetçi, dinci ve tek tipçi eğitim

05 Haz 2018

Eğitim sisteminin sık sık değiştirilmesinden ve yürürlüğe sokulan müfredattan, hem eğitimcilerin hem de veli ve öğrencilerin tepkilerine rağmen geri adım atılmıyor. Yeni yasalarla daha da karmaşıklaşan eğitim sistemi dünya sıralamasında en altlarda

Uygulanan müfredatın cinsiyetçi, dinci, tek tipçi ve bugüne kadarki en kötü müfredat olduğunu belirten Veli-Der üyesi eğitimciler, biat eden bir toplum yaratılmak istendiğine dikkat çekerek, konuyla ilgili düşünce ve kaygılarını dile getirdiler..

Biat eden bireyler Felsefe öğretmeni olarak 30 yıl eğitim kurumlarında emek veren Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) üyesi Hatice Yağız, “Eğitim devlete yük değil sorumluluğudur” diyerek çocuğunun din dersi almak istemediğini ve bu nedenle Milli Eğitim Müdürlüğü vasıtasıyla İdare Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun reddedildiğini ardından Danıştay’a başvurduğunu ve gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar gideceklerini söyledi. Ezberci, bilimsellikten uzak ve dayatmacı eğitim sisteminin özgür düşünceli bireylerin yetişmesinin önünde engel olduğunu vurgulayan Yağız, “Özellikle son yıllardaki sorgulamayan, düşünmeyen verileni kabul eden ve biat eden ‘kul’ niteliğindeki bireyler yetiştirilmek amaçlanıyor” dedi. Müfredattaki cinsiyetçi yaklaşımlara da dikkat çeken Hatice Yağız, okul idarelerinin karma eğitime karşı çıktığını, serbest kıyafetin sadece türbana özgürlük getirdiğini, kız çocuklarının giyimlerine sürekli müdahale edildiğini belirterek, “4+4+4 sistemi ile kız çocukları okullardan ve sokaktan uzaklaştırılıyor. Çocuk evlendirmeler ve çocuk işçiliği bu yolla arttırılıyor” dedi.

“Kız çocukları aşağılanıyor”

29 yıl sınıf öğretmenliği yapan Gülsüm Mısırlı ise, sürekli değişen müfredatların içinde gelmiş geçmiş en kötüsünün yürürlükte olduğunu vurguladı. Değişen sınav sisteminin belirsizlik ve dolayısıyla ümitsizlik ürettiğini, meslek sahibi olmanın zorlaşması nedeniyle ailelerin kız çocuklarını okullardan çektiğini ifade eden Mısırlı, “Dini eğitime zorlanıyor çocuklar. Kız çocuklarını aşağılayıcı eğitim anlayışı getiriliyor. İnsanlar kişiliksizleştiriliyor haklarını arayamaz duruma sokuluyor” diyerek şöyle devam etti; “Toplumda Alevi, Ateist, Deist gibi Sünni inancın dışında kalanlar din dersleri ile dışlanıyor. Din Kültürü dersinin adı bile sıkıntılı. Belli bir Sünni mezhebine göredir ve dayatmadır.”

Cinsiyet raporu

Eğitim-Sen’in 2014’de hazırladığı “Eğitimde Cinsiyet Raporu”nda iktidarın erkek egemen bakışının sonucunda eril ve saldırgan bir ortam yaratıldığı belirtiliyor. Rapor ders kitaplarından, öğrenci yurtlarına her türlü cinsiyetçi algıya yer veriyor. “Kız okulları”, “erkek okulları” söyleminin ise giderek yaygınlaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekiliyor.

‘Haydi Kızlar Eve’

Geçen sene fiili olarak birçok okulda uygulamaya konulmak istenen tek cinsiyetli alanlar; bu sene ağırlıklı olarak teorik tartışmalara neden oldu. Yıllardır karma eğitimi kaldırmak için uğraşan AKP iktidarı ve sendikası 2014’te başta 19. Milli Eğitim Şurası olmak üzere her alanda karma eğitimi tartışmaya açtı. Eğitim-Sen ve öğrenci velilerinin tepkileri sonucunda hiçbir somut adım atılamadı. Milli Eğitim Şurası’nda önerilen ancak muhalefet sonucu kabul edilmeyen madde şöyleydi; “Okullarda eğitim; eğitimin türüne, ihtiyaç ve zorunluluklarına göre kız ve erkekler birlikte, yalnızca erkek veya yalnızca kız öğrencilere yönelik olacak şekilde verilmelidir.” Kız çocukları ve erkek çocukları arasındaki toplumsal cinsiyet rolleri sonucunda oluşan eşitsiz durumu derinleştirecek olan bu tartışma 2013 yılından beri gündemde tutuluyor.

Ayrımcılık had safhada

Her ne kadar ‘herkes için eğitim hakkından’ bahsedilse de farklı cinsel yönelimlere ve cinsel kimliklere sahip çocuklar görmezden gelindi. LGBTİ öğrencilerin sorunlarını tartışmak için yapılan girişimler iktidar yanlısı çevrelerin saldırılarına maruz kaldı. Konuyla ilgili birçok çalışma, seminer ve panel ‘dini değerlerin zarar göreceği’ gerekçesiyle iptal edildi. Öte yandan uygulanan politikalar eğitime ayrılan payların hissedilir biçimde azalmasıyla artan yoksulluk, var olan erkek yanlısı toplumsal değerler ve cinsiyetçi tutumlarla birleştiğinde, kız çocukları ve kadınlar için eğitime, bilgiye ve mesleğe ulaşmak daha da zorlaşıyor.

Türkiye dünyada 105. sırada

Her yıl hükümetlerin verdiği verilere göre hazırlanan Dünya Cinsiyet Eşitsizliği raporuna göre 120. sırada bulunan Türkiye, 5 sıra gerileyerek 125. sıraya geldi. 4 ana kategoride hazırlanan indekse göre; Türkiye içinde bulunduğu gelir grubunda ortalamanın en fazla aşağısında kalan ülkelerden biri oldu. Eğitim alanında 136 ülke arasında önceki yıl 104. olan Türkiye, 142 ülke arasında 105. sıraya geriledi. Dünya sıralamasında yaşanan gerileme cinsiyet eşitsizliğinin tüm alanlarda arttığını gösteren önemli bir veridir.

HABER MERKEZİ


Etiketler :