Blinken: Erdoğan’ın açıklamalarını kınıyoruz, Maraş açıklamaları BM 550 ve 789 No’lu BM kararlarına tamamen aykırı

21 Tem 2021

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Erdoğan ve Tatar'ın Maraş'la ilgili açıklamalarına tepki gösterdi: Kışkırtıcı adımlardan uzak durulmalı

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kıbrıs’ta Maraş’ın (Varosha) statüsünün değiştirilmesine yönelik açıklamaları kınadı. ABD Senatosu'nda da Türkiye gündem yapıldı. Demokrat Senatör Chris Van Hollen, "Türkiye'nin yasadışı işgali" tanımlaması yaptı.

"Kapalı Maraş" (Closed Varosha) açıklamaları uluslararası kriz yarattı. AB, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kınamalarına ABD de katıldı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, konuyla ilgili yazılı mesajında, “Kıbrıs Türk lideri Ersin Tatar ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Maraş’ın bazı bölümlerinin Kıbrıslı Türkler’in kontrolüne devretme yönündeki açıklamalarını kınıyoruz. Bu girişim, Maraş’ın kontrolünü Birleşmiş Milletler’e bırakan 550 ve 789 No’lu BM kararlarına tamamen aykırıdır” dedi.

Blinken, açıklamasında “2020 Ekim ayında Türkiye’nin desteğiyle, Maraş’ın bazı bölümlerini açacaklarını açıklayan ve bu yönde adımlar atmaya başlayan Kıbrıs Türkleri ve Türkiye, uluslararası toplumun ve BM Güvenlik Konseyi’nin geri adım atılması yönündeki çağrılarını reddetmeye devam ediyor. ABD, Kıbrıs Türkleri’nin Türkiye’nin desteğiyle Maraş’taki girişimlerini kışkırtıcı, kabul edilemez olarak görmekte ve geçmişte vermiş oldukları yapıcı görüşmelerde bulunma taahhütlerine tamamen aykırı bulmaktadır. Türkiye ve Kıbrıslı Türkleri, 20 Temmuz günü açıkladıkları kararlarından ve 2020 yılı Ekim ayından bu yana attıkları adımlardan vazgeçmeye çağırıyoruz” dedi.

BMGK'ye götürmek için 'müttefikler' vurgusu

Blinken, ABD'nin, kaygı yaratan bu konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne getirmek ve bu konuda güçlü bir yanıt vermek üzere kendisiyle aynı fikirde olan müttefikleriyle birlikte hareket ettiğini de dile getirdi.

Bakan Blinken, “Kıbrıs’ta, tansiyonu yükseltecek ve BM kararları çerçevesindeki barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasını güçleştirecek kışkırtıcı adımlardan uzak durulması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz” dedi ve Amerika’nın, adada iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon çözümüne destek vermeye devam ettiğini kaydetti.

Ned Price: Provokatif adımlardan kaçının

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da, Blinken’ın açıklaması öncesinde konu hakkında attığı bir tweet’le Maraş’ın bazı bölümlerinin kontrolünün Kıbrıslı Türkler’e devretme çabalarını kışkırtıcı ve kabul edilemez bulduklarını belirtti. Price, mesajında, konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne taşımak için de ABD’nin müttefikleriyle çalıştığını kaydetti.

Sözcü Ned Price açıklamasında "Maraş'ın belli kısımlarının kontrolünü Kıbrıs Türk'e devretme çabaları kışkırtıcı ve kabul edilemez. Güçlü bir BM Güvenlik Konseyi yanıtı için müttefiklerle çalışıyoruz. Kıbrıs'ın iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon olarak yeniden birleşmesini destekliyoruz" dedi. 

Ned Price, bir açıklamasında da şunları kaydetti: "ABD, Kuzey Kıbrıs lideri Ersin Tatar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün yaptığı, Maraş’ın belirli kısımlarının Kıbrıs Türk kontrolüne devretmeye ilişkin açıklamayı kınıyor. Bu adım, açık bir şekilde 550 ve 789 sayılı BM Güvenlik Kurulu Kararları’yla tutarsızdır. 2020’nin Ekim ayından bu yana Kıbrıs Türk, Türkiye’nin de desteğiyle Maraş’ın sahil kesiminin açılacağını duyurdu ve bu konuda adımlar atmaya başladı. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs, uluslararası toplumun ve BM Güvenlik Konseyi’nin Maraş’ta attıkları tek taraflı adımları durdurma çağrılarını gözardı etti. ABD, Türkiye’nin desteğiyle Maraş’ta atılan adımları kışkırtıcı, kabul edilemez ve görüşmelerde yapıcı bir şekilde yer almaya ilişkin geçmiş taahhütlerden uzak olarak görüyor. Kıbrıs Türk ve Türkiye’ye bugün açıklanan karardan ve 2020’nin Ekim ayından bu yana atılan adımlardan geri dönmesi çağrısı yapıyoruz. ABD, bu endişe verici duruma BM Güvenlik Konseyi’nde değinmek için benzer düşünen müttefiklerle çalışıyor ve güçlü bir yanıt sunulacak. Adada gerilimin artmasına neden olacak tek taraflı provokatif adımlardan kaçınmanın öneminin altını çiziyoruz. Adayı tüm Kıbrıslılar ve daha geniş bölge için iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon olarak yeniden birleştirmek için Kıbrıs liderliğindeki kapsamlı bir çözümü desteklemeye devam ediyoruz." 

Senatoda da gündem

Aralarında ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı adayı Karen Donfried'ın da olduğu, çeşitli hükümet görevleri için bazı adayların Senato'daki onay süreci oturumunda Türkiye de gündeme geldi. Komisyon Başkanı Demokrat Senatör Robert Menendez’in “Türkiye’ye CAATSA (Hasımlarla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) kapsamında uygulanan yaptırımların sürmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna Donfried, “Türkiye’ye S400 sistemine sahip olduğu sürece yaptırım uygulamayı sürdürmeliyiz” yanıtını verdi.

Menendez, Donfried’a Erdoğan’ın Kapalı Maraş bölgesinin bazı bölümlerinin yerleşime açılmasıyla ilgili yaptığı açıklamayla ilgili görüşlerini sordu.

Donfried, Kıbrıs’la ilgili gelen haberleri dikkatle izlediğini ve bunların BM Güvenlik Konseyi kararlarına açıkça aykırı olduğunu söyledi. “Bunlar bölgeyi istikrarsızlaştıran ve Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varılmasının önünde engel teşkil eden kışkırtıcı eylemler” diye konuştu. 

“Türkiye’nin Maraş hamlesini BM Güvenlik Konseyi’nin gündemine taşımalıyız” görüşünü ileten Donfried, “Güçlü bir yanıt vermesi için uluslararası toplumu cesaretlendirmeliyiz. Doğu Akdeniz’de de gerilimi azaltacak adımlar atmalıyız” diye konuştu.

Chris Van Hollen: Türkiye’nin yasadışı işgali



Adaylara soru yönelten isimlerden Demokrat Senatör Chris Van Hollen da “Kıbrıs’ta Türkiye’nin yasadışı işgali” diye tanımladığı harekatın yıldönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan Maraş açıklamasının kışkırtıcı olduğunu belirtti, Maraş’taki statükonun değişmesinin hem BM Güvenlik Konseyi kararlarına yönelik büyük bir ihlal hem de ABD’nin statükonun karşılıklı anlaşma sağlanmadan değişmemesi gerektiği konusundaki dış politika yaklaşımına aykırı olduğunu söyledi.

Van Hollen, bu konuda yapılacak daha güçlü bir kınama ve yeni yaptırımlar için Avrupa Birliği’yle birlikte çalışmanın uygun olacağını kaydetti.

Mektup göndermişlerdi

Geçtiğimiz günlerde ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ve Demokrat Partili New Jersey Senatörü Bob Menendez, Demokrat Partili Maryland Senatörü Chris Van Hollen ve Cumhuriyetçi Partili Florida Senatörü Marco Rubio, beraberlerindeki 11 senatörle Türkiye'nin Maraş’ın yeniden açılması için sürdürdüğü çabaları kınayan bir açıklama yapmıştı. Her iki partiden de senatörler, Başkan Joseph Biden'a gönderdikleri mektupta, yönetimin hem ikili hem de çok taraflı kanalları kullanarak Türkiye'ye Maraş'taki “kışkırtıcı” tavırlarına son vermesi için baskı yapılması ve Türkiye'nin “yasadışı” eylemlerinin sonuçlarının açıkça ifade edilmesi çağrısında bulunmuştu.

Erdoğan ve Tatar'ın açıklamaları

Ekim 2020'den beri Maraş ile ilgili açıklamalar yapan ve Kuzey Kıbrıs seçimleri sırasında kısmi açılış yapan Erdoğan Kıbrıs'ta yaptığı konuşmada, "Maraş'ta hayat yeniden başlayacaktır. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülen bu çalışmalar ışığında artık Maraş'ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır" ifadesini kullandı.

“Maraş’ta hayat yeniden başlayacaktır. Artık Maraş’ta herkesin yararına yeni bir dönemin kapıları açılacaktır” diyen Erdoğan, yüzde 3,5 pilot bölgede açılım başlamasının da ‘hassasiyetin’ işareti olduğunu söyledi.

Erdoğan, hem içerde hem de dışarda ziyaretlerinden rahatsız olan kesimler olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Hem içerde hem dışarda, bugünkü ziyaretimizden rahatsızlık duyanlar olduğunu biliyoruz. Bu çevreler ziyaretimizi gölgelemek için ellerinden geleni yaptılar. Amerika’daki bir kesim, Rumlarla Tescilli Rum düşmanı olan isimler Rum ve Yunanlara desteklerini belirtmek için konferans düzenlediler. 47 yıldır Barış Hareketi’nin hazmedilemediği anlaşılıyor. Değil, 47, 147 yılda, 247 yıl da sürede Kıbrıs Türk halkı bağımsızlığından ve özgürlüğünden taviz vermeyecektir. Hatta onlara bir an önce KKTC’ye gelerek buradaki devleti tanımaları çağrısında bulunuyorum. Ne dışardan verilen mesajlar ne de içerden yürütülen mesajlar bizim için boş teneke gürültüsünden öte kıymeti yok. Birlik ve beraberliğimiz en büyük gücümüzdür. Siyasi, ekonomik ve sosyal bakımdan daha da güçlenmesi, Kıbrıs Türk halkının refah seviyesinin ilerletilmesi yatmaktadır. Tam bir seferberlik anlayışıyla çalışıyoruz. Büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Mayıs ayında Sulama İletim Tüneli açılışını yapmıştık. Biraz sonra Kıbrıs Türkü’nün hayatına dokunan açılışları gerçekleştireceğiz. Ne gerekiyorsa, kararlılıkla hayata geçireceğiz. Gizli, açık tüm baskı ve ambargolara rağmen, Kıbrıs Türk halkının özgüvenini artıracağız. Tüm zorluklar geçici, KKTC kalıcıdır."

Ersin Tatar da, Erdoğan'ın katıldığı törenlerde yaptığı konuşmada, "Bakanlar Kurulumuz tarafından kabul edilen kararla, Kapalı Maraş'ın yüzde üç buçuğuna tekabül eden bölgenin askeri bölge statüsü kaldırılarak Maraş açılımımızın ikinci aşamasına geçilecektir. Bu adımla, iade talebiyle başvuran hak sahiplerine, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun bu yönde bir karar vermesine olanak sağlanacaktır” demişti. Tatar, Kapalı Maraş bölgesinde açılımın Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden mülkiyet haklarına saygılı ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirileceğini belirtmişti.

CTP ve TDP 47 yılda ilk kez Meclis oturumu ve törenleri boykot etmişti. Boykot Kuzey Kıbrıs'ta yayınlanan Avrupa gazetesi gibi gazetelerin manşetinde de yer buldu.

Taşınmaz devri sorunu

Rum yönetimi, Maraş bölgesinde mülkleri bulunan Rumların Taşınmaz Mal Komisyonu'na akın etmesinin yoğun mülk satışlarını beraberinde getireceği, Kuzey Kıbrıs'ı meşrulaştıracağı ve bölgedeki etnik ayrılığı güçlendireceği endişesi taşıyor.

Maraş (Varoshakrizi

Bir dönemin en gözde tatil yöresi ve Hollywood yıldızlarının da uğrak yeri olan kapalı Maraş, 1974'teki Kıbrıs Savaşı sırasında TSK tarafından ele geçirilmişti. Maraş Kıbrıs Adası'nı ikiye ayıran yeşil hat üzerinde ve bir tampon bölge konumunda bulunuyor. BMGK kararları sonucu 46 yıldır kapalı olan ve "Hayalet Şehir" olarak da anılan Maraş, yıllardır devam eden Kıbrıs müzakerelerinde pazarlık konusu oldu.

Maraş konusu, Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki Kıbrıs müzakerelerinde kapsamlı bir çözümün parçası olarak da görüşülüyor. 

Maraş, 1980 ve 1990'lı yıllarda masaya getirilmiş olmasına rağmen bu sorunun çözümü neticeye kavuşturulamadı. 1993'te dönemin BM Genel Sekreteri Butros Gali'nin önerdiği güven artırıcı önlemler paketi çerçevesinde, Türk tarafı, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı'nın açılması karşılığında, Maraş'ın BM idaresinde iki tarafın ortak kullanımına açılmasını kabul etti ancak bu plan Rumlar tarafından kabul görmedi.

2004'te yapılan Annan Planı referandumunun Rum nüfus tarafından kabul görmesi halinde, Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı. Kuzey Kıbrıs Annan Planı'na yüzde 64,91 ile "evet" demişti, Rumların yüzde 75,83'ü "hayır" demişti. 

DIŞ HABERLER

 


Etiketler : Antony Blinken, Chris Van Hollen, kapalı maraş, Ned Price,