Bir lokma ekmek için...

11 Tem 2020

Malatya’da tarım işçileri ile birlikteyiz. Kayısı hangi emekle önümüze geliyor, biliyor muyuz? Hemen hepsi Kürt ve yoksul... Öğrenciler ne çok... Aralarında bir edebiyat öğretmeni de, ‘Türkçem bitti’ diyen Cizreli de var...

Hüseyin Kalkan

Şimdi Malatya’nın her tarafı kayısı, otogar, tren garı, çarşı pazar, her tarafta ama her tarafta kayısı. Herkesin elinde bir kayısı paketi sağa sola koşturmakta. Kimi arkadaşına, kimi yakınına kayısı gönderme telaşında. Tüccar da kayısıyı ucuza kapatma telaşında. Ama kimse bu kayısının arkasındaki emeği düşünmüyor. Kim indiriyor bu kayısıyı, kim paketliyor, kimin sayesinde çarşı pazara kadar geliyor? Kimse farkında değil.

Kimi gün doğuşundan gün batışına kadar çalışıyor. Biz onlarla görüştüğümüzde henüz yevmiyeleri de belirlenmemişti. İl İdare Kurulu toplanacak ve işçilerini yevmiyesini belirleyecek. Ancak Şırnak’tan, Batman’dan, Urfa’dan gelmiş tarım işçilerinin yevmiyelerinin belirlenmesini bekleme lüksü yok. Belirlenen yevmiyeye itiraz etme lüksü de yok. Bu yüzden de yevmiyenin belirlenmesini beklemeden çalışmaya başlamışlar.

‘Bazen sabuna dokunuyoruz’

Malatya ovasının her tarafından yüzlerce işçi, şimdi güneş altında yaklaşık 12 saat çalışıyor. İşçi dediğime bakmayın, bu yıl çalışanlar arasında çocuklar ve gençler ağırlıkta. Atanamayan öğretmenler, öğrenci harçlarını ödemek isteyen öğrenciler, daha liseyi bitirmemiş öğrenciler, üç-beş kuruş kazanmak için düşmüşler yollara.
Yine de Malatya’da olmaktan memnunlar. Birçok kayısı üreticisi de Kürt olduğu için ırkçı davranışlara daha az maruz kalıyorlar. Hatta bazı kayısı üreticileri işçiler çadırda kalmasın diye onların nispeten iyi koşullarda barınacağı damlar yapmışlar.

Kürtçe konuşuyoruz

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinden gelmiş Kasım ile konuşuyoruz. Doğal olarak çalışma bölgesine gelirken seyahat sırasında fiziksel mesafeyi koruyup korumadıkları ile başlıyoruz. Kasım Kürtçe anlatmaya, başlıyor. Fiziksel mesafeye kimsenin dikkat etmediğini belirterek “Servis aracı ile geldik. Araç 14 kişilikti, biz 18 kişi bindik. Halbuki fiziksel mesafeyi korumak için sadece 7 kişinin binmesi gerekiyordu.” Çalışırken fiziksel mesafeye dikkat etmek istediklerini ancak bunun her zaman mümkün olmadığını söylüyor.

“Biz Ergani’den geldik. 17 kişilik bir ekibiz. Gün doğuşundan gün batışına kadar çalışıyoruz. Daha ne kadar yevmiye alacağımız belirlenmedi. Buradaki iş uzun sürmüyor, 15-20 gün içinde bütün kayısılar indirilmiş olur. Yevmiyelerin en fazla 83 TL olarak belirleneceği söyleniyor. Belki o kadar da olmaz. 78 TL olacak diyenler de var.”

Kayısı indirmek zor iş

Yazıhan’da konuşuyoruz Kasım ile. Buradaki barınma koşullarının nispeten iyi olduğunu söylüyor. Hijyen kurallarına dikkat edip etmediklerini sorduğumuzda, “Bazen sabuna dokunuyoruz, bazen kolonyaya dokunuyoruz” deyip kahkahayı patlatıyor. “Biliyorsun bizim Kürt insanı yoksuldur. Bütün bu zorluklara bir lokma ekmek için katlanıyoruz. Kayısı indirmek de zor bir iş. Yevmiyenin 120 TL’den aşağı olmaması lazım.” Yirmi seneden bu yana fındık toplamaya gittiğini söyleyen Kasım, fındık işinin kayısıya göre daha kolay olduğunu söylüyor. Malatya’dan sonra fındık hasadının başlayacağı Karadeniz’e geçecekler. Fındık hasadının Kurban Bayramı’ndan sonra başlayacağını söylüyorlar.

Öğrenci işçiler

Başka bir ekiple konuşuyoruz. Yemek molası vermişler, çay içiyorlar. Bize de çay ikram ediyorlar. Bir taraftan çaylarımızı içerken bir taraftan konuşuyoruz. Bu grubun hepsi Cizre’nin bir köyünde gelmiş. İçlerinde üç yetişkin var. Diğerleri genç ve öğrenci. Yetişkinlerden biri edebiyat öğretmeni. Türkçe edebiyata katkı veren Kürtleri konuşuyoruz, yeni çıkan kitaplardan söz ediyoruz.

Bu grup fiziki mesafeye dikkat ederek seyahat ettiklerini söylüyor. Full dolu bir araçla seyahat etmeyi kabul etmemişler.

Çocukların sorumlusu Resul Alan anlatıyor: “Bu çocukların sorumlusu benim. Bir de elçi var. İşi o tutuyor. Ekip ekip biz geliyoruz. Bazen 35 kişiyi bir minibüse bindiriyorlar. Biz kabul etmedik.”

Belirlenmeyen ücret

Biz onlarla konuşurken daha ücretleri belirlenmemişti. Ücretlerin nasıl belirlendiğini Resul, şöyle anlatıyor: “Daha ücretlerimiz belirlenmedi. Ücretlerimizi kaymakam, belediye başkanı ve elçilerin de içinde olduğu bir grup belirliyor. Burada çok iş yok. Bazen 15 gün çalışıp eve dönen gruplar da oluyor. Neredeyse yol parası bile çıkmıyor. Günde 12 saatten fazla çalıştığımız da oluyor. Bu da benim kardeşimdir. Edebiyat öğretmenidir, ataması olmuyor. Bizimle çalışıyor. Siz de görüyorsunuz, çalışma şartlarını, bu insanların hiçbirinin sigortası yok. Bunların hepsi öğrenci. Kimi sınavlara girdi. 2 kişi hariç hepsi öğrenci. Harçları, harçlıklarını karşılamak için çalışıyorlar. Her yer bura gibi değil, burada çeşmeden temiz su içiyoruz. Başka yerlerde su tanklarından içiyor insanlar. Çadırda, tarlalarda kalıyor insanlar, cereyan (elektrik) yok.”

‘Benim Türkçem bitti’

Resul Alan bir yerden sonra Kürtçe konuşmaya başlıyor. “Benim Türkçem bir yerde bitiyor” diyor. Cizre’de her yıl yaklaşık olarak 10 bin kişinin mevsimlik işlerde çalışmak için göç ettiğini söyleyen Resul Alan, buna zorunlu olduklarını belirtiyor.

Emin ve Resul Alan kardeşler. Emin anlatıyor: “Karaman’da bitirdim 4 senelik edebiyat fakültesini, dört senedir atanmayı bekliyorum. Bu sene de gireceğim KPSS’ye.” Araya tekrar Resul giriyor: “Eskiden okula gitmiyorduk, diyorlardı, neden gitmiyorsunuz. Şimdi gidiyoruz iş vermiyorlar.” Emin Alan son sınavı iki puanla kaçırmış, hâlâ umudu var. Yeni sınava hazırlanacağını söylüyor. Emin Hoca ile Türkçe edebiyatı konuşuyoruz biraz. Biz kayısı bahçelerinden ayrılırken, işçilerin ücretlerinin ne kadar olacağı konusunda fazla endişeli olmadıklarını görüyoruz. Çünkü en üst sınırda belirlense bile bu kadar yol gelmeleri ve neredeyse 12 saat güneşin altında çalışmalarını karşılamayacağının farkındalar.

İşçiler çalışıyor, ihracatçı kazanıyor

Malatya’da 8 milyon kayısı ağacı bulunuyor. Kayısıdan 50 bin aile geçimini sağlıyor. “Antep baklavası” ve “Aydın inciri”nden sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tesciline sahip üçüncü ürünü olan Malatya kayısısı, geçen yıl 110 ülkeye ihraç edildi ve 99 bin 666 ton kuru kayısı ihracatından 253 milyon 500 bin dolar gelir sağlandı. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, yerel basına yaptığı açıklamada, ihracatçıların kayısıyı dalından toplatarak tüketiciye ulaştırmak için yoğun bir mesai harcadığını belirterek, il dışından da mevsimlik işçilerin yoğun şekilde gelmeye başladığını söyledi. İşçilerin sağlık koşullarına uyarak çalıştığını öne süren Özcan, sağlık koşullarına nasıl uyulduğuna dair ayrıntılardan söz etmiyor.


Etiketler : Mevsimlik işçiler,