Beşikdüzü T Tipi Cezaevi

10 Eki 2021

Trabzon-Beşikdüzü T Tipi Cezaevi’nde bulunan az sayıdaki siyasi mahpuslardan biri olan Emrah Zoroğlan’ın Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla delillendirdiği 24 Eylül 2021 tarihli mektubunu dün aldım. Okurumuz şöyle diyor: “Ben 2011 yılında tutuklandım ve yargılama sonucunda 13 yıl 6 ay hapis cezası aldım. Bu ceza okunurken “Bijî Serok Apo” sloganı attığım için bana ayrı bir dava açıldı ve sonunda oradan da 2 yıl 6 ay ceza aldım. 2019 yılında çıkan bir yargı paketinde böylesi sloganlar eleştiri sayıldı. Nitekim bu nedenle ceza alanların cezası ya silindi ya da ceza almadılar. Ben de bu konudaki cezamın bozularak beraat ettirilmem için Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdum. Talebim reddedildi. Onlara göre de attığım slogan şiddet içermiyormuş ama şiddeti teşvik ediyormuş! 

Dosyaya itiraz edince, bir üst mahkeme olarak Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi de kararı uygun bulunca, bu kez Anayasa Mahkemesi’ni başvurdum. Ama o da bireysel başvurular konusundaki yetkisinin 2012’de başladığını dosyayı reddetti. Oysa dosya 2014 yılında kesinleşmişti. Bu maddi hatanın düzeltilmesi amacıyla AYM’ye yeniden başvurunca, mükerrer başvuru denilerek başvurum reddedildi. Bunun ardından şimdi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdum. İlk 13 yıl 6 aylık cezanın infazı tamamlanmış ve slogan cezasını yatmaya başladığım için oradan gelebilecek kararın şu anda yatmakta olduğum slogan cezasının bitiminden önce gelmesi mümkün görünmüyor. Bana yardımcı olabilecek bir kurum var mı?” 

* * *

Yine Beşikdüzü T Tipi Cezaevi’nde bulunan Nevzat Çapkın 27 Eylül 2021 tarihli mektubunda şöyle diyor: “Kartınızı karantinada iken aldım. Neredeyse 30 yıl sonra ilk defa tek başıma kalıyorum. Karantina süreci tamamlanınca, muhtemelen yine hastaneye götürüleceğim. Bir önceki sefer 15 gün önce hastaneye gittim. Yemek borumda daralma varmış. Bu nedenle boru takılacak denildi. Tamam deyince beni uyuttular. Kalktığımda boru kısa olduğu için takamadıklarını söylediler. 

Bu sefer gittiğimde de elimizde boru yok dediler. Ancak daha önce aldıkları parçanın biyopsi sonucundan şüphelendikleri için beni kanser teşhisi için Onkoloji’ye sevk ettiler. Oraya gittiğimde ise doktor yoktu. Doğru dürüst yemek yiyemediğim için aşırı kilo kaybım var. Beş aydır tanı konulamamış durumdayım. Bana verdikleri her ilaç bir başka sorun çıkarıyor. Sevk yazdım ama bir sonuç yok şimdilik. Daha donanımlı hastanelerin bulunduğu bir başka şehre sevkim kabul edilseydi, muayene konusunda böyle sorunlar olmazdı.”

* * *

Elazığ 1 nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Erdal Kotan 13 Eylül 2021 tarihli mektubunda şöyle diyor: “Aşılarımızı olmamıza rağmen spora çıkarılmıyoruz. Ama telefon, revir ve kargoya değişik odalardakilerle çıkartılabiliyoruz. Örneğin bir hastaneye gidip geliyor ve karantina odasına alınıyor. Biraz sonra gelen bir kişi de aynı karantina odasına konuluyor. Birçok arkadaş cezaları bir yılın altına düşmesine rağmen sırf  Yargıtay tarafından ceza onaylanmadığı için ilçe cezaevine gidemiyor. Yani tutukluluk hallerimiz resmen infaza dönüşmüş durumda. Ben de 5 yıldır içerideyim. Cezamın bitimine iki yıl kalmış durumda. Dosyam hakkında hiçbir karar verilmeden İstinaf’tan Yargıtay’a gönderilmiş. İstinaf şimdi dosyayı geri istemiş ama dosya Yargıtay’da duruyor. Biz de bu konuda başvuruda bulunmamıza rağmen süreç işlemiyor. 

Bir tanık olduğu söyleniyor; yerel mahkemede kendisini görüp, soru soramadık. Dosyamızla ilgilenen yok. Kendimizi sahipsiz hissediyoruz. Oysa katalog suçlarda somut delil şartı getirildi ama bunun bize yansıyan bir tarafı yok. Adalet Bakanı, cezaevlerini bağımsız heyetlerin inceleyeceğini söylemişti. Biz neden kimseyi göremiyoruz acaba. Dahası Yeni Yaşam ve Evrensel gazeteleri içeriye verilmiyor. İzleyebildiğim televizyon kanalları arasında tek bir muhalif kanal yok. Verilen çok az ve yemekler kalitesiz. Makarna ve çorba gibi birkaç yemek sürekli çıkıyor.”

* * *

Tekirdağ 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan kadim mahpuslardan Tevfik Kalkan, 20 Eylül 2021 tarihli faks mesajında şöyle diyor: “Bugün itibariyle, yani 20 Eylül 2021 günü, 30 yılım doluyor ve tahliye olmam gerekiyordu. Son derece keyfi, hukuk dışı yaklaşım ve kararla bir yıl erteliyor, seni bırakmıyoruz, denilerek engellendim. Gerekçe ne? Neyi yazarsan, gerekçe oluyor. Bilgi, belge hak getire. İstedim ama verilmiyor. İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulundum. 1 Ocak 2021’den sonra kuruma alınanlar hakkında başlatılması gereken uygulama, aleyhe bir şekilde uygulanıyor. Hukukun temel ilkelerine aykırı. O zaman benim 30 yılımı değerlendirsinler. Özcesi gelemiyorum. Geldiğimde kapını çalarım tabii. Şakir Bülbül, Aydın Akdoğan, İsmail Yakın ile birlikte dört kişiyiz aynı durumda olan. İşin bir başka boyutu cezası bir yılın altına düşenleri diğer hapishaneler ilçe cezaevlerine gönderirken, burası bunu da yapmıyor. Burası da oralar gibi Adalet Bakanlığı’na bağlı. Durumu soruyorum ama kimseden yanıt alamıyorum.”

* * *

Daha geçen aya kadar Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Bêjdar Ro Amed, Akhisar T Tipi Cezaevi’ne sevk edilmiş. Ailesi ve arkadaşlarının dikkatine...

* * *

Diğer gönderilere değil ama daha önce 3 lira olan normal mektuplara zam geldi ve 4 lira oldu. Bunu idare ile kavga etmeyin diye duyurdum:) 

İçeriden

İçeriden


Etiketler : Hüseyin Aykol,