AKP’nin tutunacağı tek dal: Kanal İstanbul

03 May 2021

AKP iktidarının inşaat rantı üzerinden büyük bir yağma alanı açma gayreti sürüyor. Ulaştırma Bakanı ilk köprünün temelinin haziranda atılacağını söylerken, Bakan Kurum ise kanalla boğazı kurtaracaklarını ve hiçbir şeye zarar vermeyeceklerini açıkladı

Yusuf Gürsucu / İstanbul

Bilimin ve İstanbul halkının karşı olduğu Kanal İstanbul, inşa edilmesi halinde büyük bir ekolojik yıkımın yaşanacağı, su havzalarının yok olacağı ve bölgenin soylulaştırılarak demografik yapının tamamen değişeceği gibi birçok soruna dikkat çeken bilim insanları bu kanalın önemli bir doğa katliamına neden olacağını söylüyorlar. Buna karşın iktidarın dış kredilerle inşaya girişmeye çalıştığı kanalın iktidar açısından birçok yönü olduğu anlaşılabiliyor. Kanal İstanbul’la Montrö Anlaşması’nın anlamını yitireceği ve bölge dışı güçlerin Karadeniz’de istediği gibi boy göstererek, yeni gerilimlerin ve savaşların yaşanabileceğine yönelik açıklamalar yapılırken, ‘yerli-‘milli’ sermaye için ciddi bir yağma alanı yaratılmak dışında kanalın hiçbir anlamı yok.

İlk köptü temeli haziranda

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kanal İstanbul'un finansmanla ilgili olarak yaptığı açıklamada; Hollanda, Belçika, Çin ve Rusya'nın Kanal İstanbul ile ilgilendiğini ancak projeyi yerli firma ve müteahhitlerle yapacaklarını belirterek, "Finansmanla ilgili herhangi bir sorun bulunmuyor" dedi. Karaismailoğlu, proje güzergahında altı köprü olduğunu, ilkinin temelini AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan ile birlikte haziranda atacaklarını, diğer köprülerin de imalatına devam ettiklerini söyledi. Karaismailoğlu, "2021, Kanal İstanbul için önemli bir yıl olacak. Hedefimiz, ihalelerimizi yapıp çalışmalara tam gaz başlamak. Burası İstanbul'daki boğaz trafiğine alternatif bir su yolu projesi olacak. İmar planları ve askı süreçleri bitti. İnşallah önümüzdeki yıllar, Kanal İstanbul'lu yıllar olacak" diye belirtti.

Su havzaları korunacakmış!

Diğer taraftan Elazığ’dan açıklamalarda bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul Projesi'nin temelinin yaz aylarında atılacağını ifade ederek, "Türkiye için çok önemli şehircilik projesidir. Boğazımızı kurtarma projesidir. Her türlü detay proje içerisinde düşünülmüş ve buna göre tedbir alınmıştır. Hiçbir şekilde İstanbul'da su kaynaklarına zarar vermeyecektir" dedi. Kurum, “Bu planlamalar çerçevesinde gerek çevre düzeni planı, gerek 1/5000 ölçekli uygulama imar planını onayladık ve askıya çıktık. Kanal İstanbul projesi de aziz İstanbul için, Türkiye için çok önemli şehircilik projesidir. Çevreye, ekolojik koridorlara ilişkin, oradaki yaban hayata ilişkin her türlü tedbir alınmıştır. Kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz " diye konuştu.

AKP’nin motivasyonu!

Bakan Karaismailoğlu ile Bakan Kurum’un ifadeleri tam bir uyum ve paralellik oluştururken, açıklamalar ise gerçeği yansıtmıyor. Türkiye’nin ekonomik anlamda tükendiğini gösteren  emareler içinde önemli bir gösterge, çok yüksek faizle borçlanabildiği gerçeğidir. Bakan Karaismailoğlu’nun vurgusunu yaptığı 4 ülke için yüksek faizle para satmak yani tefecilik yapmak karlı bir işolabilir. Ancak Türkiye’de emekçi sınıfların her geçen gün daha da fakirleştiği bir süreç demek olan böyle bir borçlanmada, AKP’yi cezbeden şeyin bu yolla iktidara tutunmaya çalışmak olacaktır. Ayrıca ve özellikle vurgusu yapılan ‘milli-yerli’ inşaatçılar üzerinden önemli bir yağmanın yaratılarak 3-5 şirketin ve bu şirketlerin karanlık alanında kalanların nemalanması sağlanacaktır. İktidarın tek motivasyonu bu iken, Kanal istanbul’u desteklediği bilinen ABD ile buzları eritmek diğer motivasyon noktasıdır.

Bu hayal mümkün mü?

Bakan Kurum’un su havzaları zarar görmeyecek vurgusu  tamamen gerçek dışı bir vurgu. K. Çekmece Gölü ve Sazlıdere Gölü tamamen yok edilirken, Terkos Gölü’nün ise inşa edilmek istenen yeni yerleşim için belirlenen 500 bin kişiyi beslemesi dahi mümkün değil. Bu nedenle Istrancalarda toplanıp İstanbul’a taşınan suyunda bu bölgeye bağlanması gerekecek. Bu gerçeklik bile Bakan Kurum’un boş laflar ettiğini göstermeye yetiyor. Çevreye, ekolojik dengeye ve bölgede yaşayan canlılara yönelik önlemler aldıklarını belirten Kurum’un bu sözleri de inandırıcı olmaktan çok uzak. Trakya’yı İstanbul’dan koparıp bir ada ortaya çıkarırken ekolojik dengeye zarar vermediklerini söylemek en basit tabirle aymazlık olabilir. Yalan üzerine kurgulanan Kanal istanbul hayali ise İstanbul halkının kararlı duruşu ve artık ülkeyi yönetemez duruma gelen iktidarın ömrünün giderek azalıyor olması kanalı yapılamayacaklarını gösteren işaretlerdir.  


Etiketler : Rant, akp, Kanal İstanbul Projesi,