Adnan Öztel kör olmasın!

21 Kas 2021

HÜSEYİN AYKOL/İÇERİDEN

Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan Adnan Öztel, 5 Kasım 2021 tarihli mektubunda şöyle diyor: "2004 yılından bu yana hapisteyim. Müebbet hapis yatıyorum. Uzun yıllar kronik hastalıklar yakamı bırakmadı. Bu hastalıklarımın en tehlikelisi Behçet hastalığıdır. Behçet bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Bu hastalık organizmada genel tutuluma yol açmaktadır. Bunun sonucu gözlerde üveyt hastalığıdır. İleri derecede üveyt hastasıyım. Gözlerimde ileri derecede görme kaybı var. Kör olma tehlikesi altındayım.

2010 yılında bulanık görmeyle başlayan hastane sürecim 2012 yılında Behçet tanısıyla yeni bir evreye girdi. Bu evrede çeşitli ilaçlar uygulandı; ancak bu ilaçlar tedaviye beklenen yanıt vermedi. İki ay önce yeni bir tedavi süreci başladı: Gözüme iğne yapıldı. Serum tedavisine başlandı. Her altı haftada bir hastaneye gidip serum almak zorundayım. Serum tehlikeli olduğundan hapishanede serum takılamamaktadır. Bu demektir ki, diğer kronik hastalıklarımla birlikte sürekli hastane yollarında olacağım.

Pandemi nedeniyle, hapishanelerde, hastaneye her gidiş-gelişte 14 günlük karantina uygulanmakta. Karantinaya alınan her mahpusun tek başına tecride alınması yetmez gibi havalandırma kapısı da kapatılmakta. Havalandırma kapısının açılmaması, sağlığımın kötüleşmesine neden olmakta, tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir. Çünkü temiz hava alamıyorum. Güneş göremiyorum. Hareketsizlik nedeniyle stresim artmakta. Stres de Behçet hastalığını tetiklemektedir. Dahası çarşaf ve nevresimlerimi içeride kurutmakta zorlanıyorum ve bu yüzden yeterince temiz bir ortamda kalma imkânım olmuyor. Havalandırma kapımın açılması için yaptığım tüm başvurular kabul edilmedi."

* * *

Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde bulunan Mustafa Kocatürk, 8 Kasım 2021 tarihli mektubunda şöyle diyor: "Tutulmakta olduğumuz Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde 1 Ekim günü ortaya çıkan (...) olayından bu yana zaten yoğun olarak uygulanan f tipi tecrit daha da artırılarak yaşam alanımız iyice daraltılıyor. Buradan 80 kişi farklı hapishanelere sürgün edildi. Burada kalan bizlere de keyfi uygulamalar başladı. Buna göre: Buradaki olaya ilişkin yazdığımız mektup ve fakslarımız sansürleniyor ya da engelleniyor. Söz konusu olay bahane edilerek yanımızda zaten sınırlı sayıda bulunan kitaplarımıza el koydular. Kantinden satın aldığımız içme suları sınırlı sayıda yanımıza verilmeye başlandı.

Cezaevinin iç mekânı, çatıları ve çevresi son teknoloji ürünü onlarca kamera ile donatılmış olmasına ve çatı saçaklarına sensörler yerleştirilmiş olmasına rağmen sis gerekçesiyle havalandırma kapısı saatlerce açılmamaya başlandı. Pandemi sürecinde yasaklansa da son bir yıldır düzensiz de olsa, tek tek hücreler olarak çıkarıldığımız spor faaliyeti tamamen yasaklandı. Haftada 20 dakikaya çıkarılan telefon konuşma hakkımızı 10'ar dakika olarak iki ayrı kişiyle kullanabilirken, tek kişiyle sınırlandırıldı. Pandemi süreci öncesinde 10 kişi olarak açık görüş yerlerinde bir araya geldiğimiz sohbet faaliyeti, 10 kişi olarak çıkarıldığımız 10 kişilik spor faaliyeti ve atölyeler, açık görüşler tamamen yasaklanmış bulunuyor."

* * *

Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bulunan Yusuf Kenan Dinçer, 1 Kasım 2021 tarihli mektubunda özetle şöyle diyor: "Talat Şanlı, Mecit Şahinkaya, Akil Nergüz, Yusuf Kenan Dinçer, Taner Korkmaz ve Murat Kaymaz, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almadığı halde buraya getirildikleri tarihten bu yana tek kişilik hücrelerde tutuluyorlar. Gazete ve dergi hakkımız engelleniyor. Haftada 10 saat sohbet hakkı, pandemi bahane edilerek 19 aydır uygulanmıyor. Tele 1 ve Halk TV'yi izleme talebimiz çeşitli bahanelerle yerine getirilmiyor. Hastaneye hücreli ring aracıyla götürme dayatılarak, tedavimiz engelleniyor.

Salgına rağmen, hastaneye götürülmek üzere bekletildiğimiz kapı altındaki bekleme odaları kir-pas içinde. Kimi mektuplarımızda kullandığımız kimi kelimeler hakaret sayılarak söz konusu kelimelerin üstü karalanıyor ve ondan sonra gönderiliyor. Kendi üretimimiz olan Sesimiz dergisinin Ekim sayısının gönderilmesi engellendi. Bu konuda yapılan itirazlarımıza ret kararı veriliyor. Mektuplarımız artık haftada bir gün alınıyor ve gelen mektuplarımız da haftada bir gün dağıtılıyor. Bazı hapishanelerde başlayan fotoğraf çekimi burada başlamadı. Personele ve bize verilen yemekler hem kalitesiz hem de az."

* * *

Tokat T Tipi Cezaevi'nde bulunan Seyyit Oktay, 8 Kasım 2021 tarihli mektubunda şöyle diyor: "Burada değişen sadece odamız oldu. Ekimin ilk haftasında anlamadığımız nedenlerden dolayı apar-topar odamız değiştirildi. Hemen akabinde Mahsun Saruhan ve H. İbrahim Ildız Tekirdağ 1 nolu F Tipi'ne, Hüsamettin Sevik ve Önder Al ise Tekirdağ 2 nolu F Tipi Cezaevi'ne kendi istemleri dışında gönderildi. Götürülme esnasında olumsuz bir şey olmadı. Yerlerine de ulaşmışlar anlaşılan. Sayımız da azalıyor. Üç odayız ama toplasan iki oda ancak ederiz. Üçüncü doz aşımızı olduk. Ben yazıp çizmeye devam ediyorum. Akıp gidiyor hayat. Bir ay sonra 28. yılı tamamlayacağım. Arkadaşların da selamları var."

* * *

Dicle Haber Ajansı muhabiri iken yaptığı bir haber yüzünden 8 yıl 9 ay hapis cezası verilen ve halen Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bulunan Nedim Türfent, 7 Kasım 2021 tarihli kartında şöyle yazıyor: "Bizler iyiyiz, pandemi izolasyonu genel ve payidar bir uygulama olageldi. Handiyse iki yıl oldu, ufukta umut vaat eden bir belirti yok bu konuda. Faaliyetler de halen başlatılmadı. Bir de şu yeni infaz yasası var, yılbaşından beri bir düzine insanın tahliyesi engellendi. Benim ceza, 29 Kasım günü bir yılın altına düşüyor. Bakalım ilçe cezaevine gönderecekler mi? Okumalar ve yazmalar devam ediyor. Herkese selamlar."

MEKTUBU GELENLER:

--------------------------------

Şadiye Manap - Gebze Kadın Kapalı Cezaevi

Enes Özalp - Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi

Mustafa Kocatürk - Kırıkkale F Tipi Cezaevi

Bülent Parmaksız - Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi

Günay Kubilay - Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi

Adnan Öztel - Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi

Seyyit Oktay - Tokat T Tipi Cezaevi

Nedim Türfent - Van Yüksek Güvenlikli CİK

Y. Kenan Dinçer - Van Yüksek Güvenlikli CİK

İçeriden

İçeriden


Etiketler : Hüseyin Aykol, İçeriden,