Sağlık hakkı saldırı altında

25 Kas 2021

‘Beyaz Yürüyüş’ sadece sağlık emekçilerinin değil, yurttaşların taleplerini de yükseltiyor. TTB’nin, sağlık sisteminin piyasalaştırılması ve sağlık emekçilerinin çalışma koşulları ile özlük haklarına ilişkin taleplerini yükseltmek için başlattığı “Beyaz Yürüyüş” Kocaeli ve Bursa’da devam etti. Hekimler yarın da Eskişehir’de bir araya gelecek

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) çağrısıyla 23 Kasım’da İstanbul’da başlayan Beyaz Yürüyüş kapsamında sağlık emekçileri, 24 Kasım’da Kocaeli’de, dün ise Bursa’da bir araya gelerek, sağlık sistemindeki sorunları ele aldı. Kocaeli Derince Eğitim Araştırma Hastanesi önünde önceki gün basın açıklaması yapan hekimler, 2003 yılında AKP tarafından uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık sisteminde yarattığı yıkıma değinirken, sağlık emekçilerine ayrılan bütçedeki azalışa da dikkat çekti.

Sağlık talebi kışkırtıldı

Açıklamada ilk sözü alan Kocaeli Tabip Odası Başkanı Ömer Ardaman, “Sağlıkta çöküşü getiren Sağlıkta Dönüşüm Projesi hekimler ve tüm sağlık çalışanlarını olanca acımasızlığı ile tüketerek olumsuzluklarını toplumun kılcal damarlarına yaydı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin terk edildiği, sağlık hizmetlerinde basamaklandırmanın kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi üzerine kurulan sistem toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını ve hekimlik değerlerini derinden sarstı” diyerek, yirmi yılda iktidarın sağlık politikasının iflas ettiğini, yurttaşlar ve sağlık çalışanlarının ise yalnız bırakıldığını ifade etti. Ardaman, halkın nitelikli sağlığa erişemediğini ve sağlık çalışanlarının giderek ağırlaşan şartlarda çalışmaya itildiğine de vurgu yaparak, “Çalışma koşulları, ücretlendirme, özlük hakları konusunda dillendirilen sorunların çözümsüzlüğü; erken emeklilik, istifa, hekim göçü, tükenmişlik, hastalık, intiharlara yol açmıştır” dedi.

‘Dengesiz’ iş yükü

Kocaeli Aile Hekimleri Derneği Başkanı Recep Pehlivan ise iktidarın sağlık alanına ilişkin gerçek dışı açıklamalarına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Gazetelerde ve televizyonlarda ‘sağlıkta çağ atladığımız’ haberleri dönerken, kasım ayının bu soğuk günlerinde sadece ‘temel haklarımız’ için yine meydanlardayız. Sistematik ve planlı bir şekilde elimizden alınmaya çalışılan haklarımız yerine, yapanların dahi ne olduğu konusunda bir fikirlerinin olmadığı dengesiz iş yükleriyle karşı karşıya bırakıldık. Günü kurtarmaya yönelik hamleler yerine bu coğrafyanın hak ettiği hizmet anlayışı taleplerimiz ise hep cevapsız kaldı. Emeklerimizin hiçe sayıldığı ortamda yapılan dayatmaları kabul etmiyoruz.”

‘Her gün insan yitirmek istemiyoruz’

Sağlıkta “çöküş” projeleri başlamadan önce sağlık bütçesinin yüzde 70’inden fazlasının sağlık emekçilerine ayrıldığını ancak 2022 bütçesinde bu oranın yüzde 30’lara düştüğünü belirten TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı da sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını alamadığının altını çizerek, “Bizler yaşamdan yana bir mücadelede her gün yüzlerce insanı yitirmek istemiyoruz. Beş dakikaya sığmayan sağlık hizmetiyle karşı karşıya kalan ve bir aynı hastanın 252 kez hastanelere başvurmak zorunda kalmasına karşı mücadele ediyoruz. Hastalarımızın nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi için mücadele ediyoruz. Bizim taleplerimiz sadece sağlık emekçilerinin, hekimlerin değil tüm toplumun talepleridir” diye konuştu.

Koruyucu sağlık ikinci planda

Sağlık Bakanlığı’na 2022 yılı için 116 milyar 37 milyon 461 bin TL ayrılırken, 2023 yılı için ise 122 milyar 483 milyon 706 bin TL bütçe öngörüldü. Hastalıklardan koruma yanında erken tanı ve tedavi gibi birçok adımı içeren koruyucu sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçesinde ikinci sırada yer alırken, şehir hastaneleri için ayrılan giderler bir önceki bütçeye göre artırıldı. 2022’de şehir hastaneleri için toplam 21 milyar 564 milyon 904 bin TL kaynak ayrıldı. Geçen yıl olduğu gibi yine en fazla miktar, 74 milyar 524 milyon 54 bin TL ile tedavi edici sağlığa ayrılırken, salgınla birlikte daha da önem kazanan koruyucu sağlık hizmetine ise 38 milyar 728 milyon 653 bin TL ayrıldı.

Aslan payı müteahhitlere

Ankara Tabip Odası’nın 24 Kasım’da düzenlediği toplantıda konuşan ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşe Uğurlu, Sağlık Bakanlığı bütçesindeki “aslan payını” şehir hastanesi müteahhitlerinin aldığının altını çizerken, ödeneklerin neredeyse dörtte üçünün tedavi edici hizmetlere, bütçenin beşte birinin ise şehir hastanelerinin kira ve hizmet bedellerine ayrıldığını söyledi. İzmir’de düzenlenen toplantıda konuşan İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Nuri Seha Yüksel de neoliberal politikaların sağlıkta çöküşü getirdiğini belirterek, “Salgının bilimin gereklerine göre değil, ekonominin ihtiyaçlarına göre yönetildiği bir sürece hepimiz tanıklık ediyoruz” diye konuştu.

Tercih, toplumdan yana değil

Diyarbakır, Ankara ve İzmir Tabip Odaları da “Beyaz Yürüyüş”e destek olmak amacıyla 24 Kasım’da yaptıkları basın açıklamaları ile hastanelerin ticarethaneye dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Diyarbakır Tabip Odası’nın düzenlediği toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Akengin, iktidarın, tercihini toplumdan yana kullanmadığını ifade ederek, “Toplumu, yerel yönetimleri, emek-meslek örgütlerini, bilim insanlarını, demokratik kitle örgütlerini salgınla mücadele sürecine dahil etmeyen iktidar, güvenlikçi anlayışın ötesine ve pandeminin yıkıcı sonuçlarının önüne geçememiştir. Tüm bu yaşananlara rağmen Sağlık Bakanlığı 2021 yılı bütçesi genel bütçenin ancak yüzde 5.7’sini oluşturmuş, salgında da koruyucu sağlık hizmetleri göz ardı edilmiştir. Bu bütçede halk sağlığı, salgınla etkili mücadele, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarında iyileştirme yoktur” dedi.

HABER MERKEZİ 


Etiketler : Türk Tabipleri Birliği (TTB), Beyaz Yürüyüş, TTB hekimleri,