Kobanê Davası'nın 5'inci duruşması: Hakim ideolojik hareket ediyor

25 Eki 2021

Kobanê Davası’nın 5'inci duruşmasının 5'inci oturumu Sincan Cezaevi'nde görüldü. Mahkeme heyetinin HDP PM üyesi Nazmi Gür'e sorduğu sorulara avukatlar karşı çıktı

IŞİD'in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014’te yaşanan protestolar nedeniyle Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanı, HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 108 isim hakkında açılan Kobanê Davası’nın 5’inci duruşmasının 5’inci oturumu Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü.

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davaya avukatların yanı sıra Ankara HDP İl ve ilçe yöneticileri katıldı. Sincan Cezaevi’nde tutulan siyasetçiler duruşma salonunda hazır bulunurken, diğer siyasetçiler ise tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Hukuka aykırı sorular

HDP Parti Meclisi (PM) Üyesi Nazmi Gür’ün savunmanın ardından çapraz sorguya geçildi. Mahkeme başkanı, “Kobanê olaylarında İmralı’dan gelen çağrıyı Selahattin Demirtaş’ın okuması üzerine olaylar durdu dediniz doğru mu” sorusuna Gür, “Evet, bunu zaten İmralı heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder de söylüyor. Bu olayların bu mesaj üzerine sönümlendiği de biliniyor” dedi.

Mahkeme başkanı, “İmralı’dan çağrı gelmeseydi de sizin bu eylemleri bitirme yönünde bir çağrınız olacak mıydı” sorusuna Gür, “Varsayımlar üzerine bizi yargılamanız, hukuka aykırıdır. Ama bizler daha 6 Ekim olayları başlamadan hükümet yetkililerinin tamamıyla, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı’yla partinin yetkilileriyle iletişim halindeydik ve olaylar başka bir yere evrilmesin diye uğraştık. Sonlanması için çaba gösterdik. İmralı çözüm heyeti ve milletvekilleri olmak üzere bunları yaptık. Hükümetin bize söylediği ise şuydu, ‘kontrol edemediğimiz güçler var.’ Polisiyle ordusuyla bu olayları durduramayan hükümete sormak gerekiyor bu soruyu. Ama çok samimi bir şekilde biz bu olayların önüne geçmek için yapmadığımız iş kalmadı. Bu nedenle sorunuz önyargılıdır” yanıtını verdi.

Avukatlar karşı çıktı

Ardından mahkeme heyeti üyesi başka bir hakim, “Bu provokatörler kimlerdi de İmralı bunları durdurabildi” sorusuna, Gür, “Çağrıyı getiren ben değilim devlet getirdi” yanıtını verdi. Soruların iddianameyle bir ilgisinin olmadığını belirten avukatlar karşı çıktı. Avukatlar, “Yorumlayarak soruları sormayın” diye belirtti. Mahkeme başkanı, “Müvekkiliniz cevap vermek istemediği sorularda susma hakkımı kullanmak istiyorum diyebilir” dedi. Bunun üzerine Gür, “Burası televizyon şov alanı değil. Hakim beye hakim olduğunu hatırlatmak isterim. Bu bir açık oturum değil. Beni kanaat açıklamaya, yorum yapmaya zorlayamaz. Burada yargılama yapılıyor eğer çok istiyorsa devletin yetkili organlara mesajın nasıl geldiğini gider öğrenir” yanıtını verdi. 

Hakim, “Biz mesajın hükümet tarafından getirildiğini biliyoruz. Kimlerin getirdiğini sormadık” dedi.

Avukatlar, “Hakim bey bu mesajın kimler tarafından nasıl geldiğini bilmesine rağmen müvekkilime ‘nasıl yorumluyorsunuz’ diye soru soruyor. Mesajı getirenler kimin ne yaptığını biliyordur. Bizi sorguluyorsunuz, niyet soramazsınız” diye belirtti.

Hakim, “Biz her şeyi sorarız, sizi de sorgularız” ifadelerini kullandı.

Hakim ardından MYK toplantısına dair sorular sordu. Hakim, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın kapatılacağı bilgisinin kimin tarafından verildiğini hatırlayıp hatırlamadığını sordu. Gür, “Benimle ideolojik bir tartışmaya giriyorsunuz. Bu benim için reddi hakim gerekçesidir” diyerek reddi hakim talebinde bulunduğunu söyledi.

Yargılama dışı soru

Mahkeme başkanı, “Biz size başından söyledik cevaplamak istemediğiniz soruları yanıtlamak zorunda değilsiniz” dedi. Bunun üzerine avukatlar söz hakkı istedi. Ardından söz alan avukat Öztürk Türkdoğan, “Susma hakkı başka bir şey, düşünce ve kanaat açıklamaya dair soru sormak başka bir şey. ‘Susma hakkımı kullanmıyorum’ dediğinde lehte kullanacaksınız. Savunmasını ayrıntılı olarak anlattı. Bunun üzerine soru sorulduğu zaman bu soruyu yanıtlamazsa diğer sanıkları da etkileyecek bir durum yaratır. Ki biz söz hakkımızı kullandığımızda bu dosyada gelen aşamadaki hukuksuzlukları anlatacağız. Kanaate dayalı soru sorulması iyi olmamıştır. Susma hakkı ayrı, kanaate dair soru sorma ayrı bir şey. Düşünce ve kanaat açıklamaya dair sorulara cevap vermek zorunda değil” diye belirtti.

Siyasi rehineler olduğunun göstergesi

Sonrasında söz alan avukat Şevin Kaya ise mahkemenin sorularına tepki göstererek, “Sorularınızla yargılananların nasıl siyasi rehineler olduğunu gösteriyorsunuz. Burada kanunları korumakla görevli olan sizsiniz. Anayasa bunu çok net belirtiyor. Bunu ihlal edemezsiniz, zorlayamazsınız, kanaatlerini açıklamaya yönelik zorlayamazsınız” ifadelerini kullandı.

Siyasi kaanat için yer burası değil

Siyasetçileri zorlamadıklarını ifade eden mahkeme başkanına Kaya, “Bu bir zordur. Yargılamanın başından beri bunu hatırlatıyoruz. Siz müvekkillerimizin hiçbirine kanaat açıklamaya dair soru soramazsınız. Eğer soracaksınız bunun yeri Meclis’tir. ‘Nasıl yorumluyorsunuz’ diye soru soruyorsunuz. Bu yargının hiçbir yerinde görmek istemediğimiz bir durum. Sizin nasıl ideolojik hareket ettiğinizi gördük. Cuma günü de biz yeni bir tercüman istediğimizde sizin üyeniz ‘Siz de biraz Türkçe savunma vermeye zorlayın’ dedi. Sizin bu zor kullanma halinizi kullanacağınız kişiler müvekkiller değildir. Biz bu itirazlarımızı tekrar yapıyoruz. Bir daha müvekkillerimizin hiçbirine bu şekilde soru sormamanızı talep ediyoruz” şeklinde yanıtladı.

Duruşma salonunda bulunan tutuklu siyasetçiler ise salonda polislerin bulunmasına tepki gösterdi.

Tekrar söz alan Avukat Öztürk Türkdoğan, “Müvekkilim sabahtan beri oldukça kapsamlı savunmasını gerçekleştirdi. Diğer klasörleri inceledikçe savunma yapacağını da ifade etti. Bu duruşma salonunun düzeni. 25 yıldır avukatlık yapıyorum, hiçbir zaman kolluk kuvvetlerinin avukat sıralarında oturduğunu görmedim. İlk duruşmada buna itiraz ettik ama görmezden gelindi. Bugün bir kez daha ifade ediyoruz. Burada oturamazlar, biraz önce geçişime izin verilmedi. Sıkıyönetim mahkemelerine giren meslektaşlarımız var burada. Bize bunları yaşatmayın. Türkiye değişti. Anayasası var, AİHM var. Mahkeme oraya bakmıyor ama siyasi iktidar bakıyor. Adil yargılama yapamazsınız. O zaman size güveneceğiz ve bu badireleri  birlikte atlatacağız” dedi. 

PYD tartışması

Türkdoğan, devletin istihbarat görevlilerinin oturmadığı oturumda bu soruları soramayacaklarının altını çizerek, “Örgütle ne konuştular, hangi aşamaya geldiler, siz bilmiyor musunuz? Böyle bir yargılama olabilir mi? Adalet Bakanlığının bazı belgelerini göndereceğiz. 2015'te Adalet Bakanlığının resmi yazısı var. O dönem ‘PYD terör örgütü değil’ yönünde. Neyin yargılamasını yapıyorsunuz?  2015’e kadar terör örgütü sayılmayan bir örgütle yapılan iletişim nasıl oluyor da suçlama konusu yapılıyor” diye sordu.

AİHM kararı

Türkdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Demirtaş’la ilgili AİHM Büyük Daire Kararı sadece Demirtaş'ı ilgilendirmiyor. O karar Türkiye’nin halini özetleyen bir karar. Özellikle Kürt muhalif siyasetçilere yapılan muameleyi ortaya koyan bir karar. Biz yıllardır yasadışı silahlı örgüt iddiası davalarına giriyoruz. Her dönem bu kadar işlenen bir suçlama konusu olamaz. Yasal bir siyasi parti yöneticilerinin MYK toplantısına katılması ve toplantıda olmayan bir karara istinaden yapılan suçlamaları anlamak mümkün değil. Zaten bu davanın içinden kimse çıkamaz siz de çıkamayacaksınız. 12 Eylül askeri darbesinden sonra bir dava vardı 40 yıl sürdü. Bu davada 2 bin 626 mağdur müşteki üretilmiş. Ama soruşturma aşamasında şikayetlerinin alınması lazım. Ama şimdi siz yapıyorsunuz. Bunun dışında bu dosyada iddianame ve ekinde lehte hiçbir şey yok.

Ardından tekrar söz alan Nazmi Gür, kendisine kanaat belirteceği yönünde soru soran hakimin reddini talep etti. Talebi değerlendiren mahkeme, “Soru sorulmadan önce mahkeme heyeti cevap vermek zorunda olmadığını ilettiği” yönünde beyan vererek, talebin duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verdi.

Duruşmaya yarına kadar ara verildi.


Etiketler : Kobane Kumpası Davası,