...
Hicran Urun
7 Ortadoğu ülkesinden kadınlara 25 Kasım gündemlerini sorduk: İşgal, şiddet, mücadele

Paylaşım savaşlarının, işgalin, göçün ve ataerkinin hüküm sürdüğü Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden kadınların bu yıl ki 25 Kasım gündemleri neler? 7 ülkeden kadın hakları savunucularına sorduk...

Çözüm TV'lerde değil, dayanışmada, sokakta!

"Eğer bu programlar gerçekten kadınların kendilerini ifade edebilecekleri, çözüm bulabilecekleri bir yerse, binlerce kadını sokağa döken kadın örgütleri, kadın dernekleri temsilcileri neden hiç bu programlarda yer almıyor?"

Kadın mücadelesine vurulmuş bir ket; Kayyumlar

Eşbaşkanlık sistemi ile tekçi yerel yönetimler anlayışını ters yüz eden, kadınlara yönelik ürettiği ekonomik ve sosyal politikalar ile kadın dostu kentleri hedefine alan belediyelere atanan kayyumların hedefi de bu kadın politikaları oldu

Erkek adalet değil, gerçek adalet; Rojava Toplumsal Sözleşmesi

Devrimin inşası için atılan en önemli adımlardan biri de Rojava Toplumsal Sözleşmesi oldu. Bu sözleşme ile BAAS rejimin erkek şiddetine yol veren yasalarının yerine, 'erkek adalet değil, gerçek adalet' söyleminin pratiği sergileniyordu

'Kadınlar kurtuluş mücadelesi veriyor'

"Emanet - itaat - fıtrat yaklaşımı çok tehlikelidir. Ve son on senedir bu kavramlarla kuşatılma altındayız... Kadınlar kurtuluş mücadelesi veriyor... Hem nafaka hem İstanbul Sözleşmesi hem de medeni kanun alanında"

"Ne yorulduk ne de sıkıldık; İşgalcileri söküp atacağız"

"Yıkıma, yerinden edilmeye ve çocuklarını kaybetmelerine rağmen işgalin zalimliği, tiranlığı ve politikaları, başta kadınlar olmak üzere Filistinlilerin cesaretini kıramadı. Ne yorulduk ne de sıkıldık. Mutlak özgürlüğe kadar yolumuzdan şaşmayacağız"

Ne bir kadın ne de bir dil daha eksilsin*

Kamuoyunda geniş yer bulan iki hikâye, anadilin kültür ve kimliklerin kendilerini var edebilmelerinin yanı sıra özellikle kadınlar için ne kadar yaşamsal olduğunu da çarpıcı bir şekilde gösterdi bizlere. Bu hikâyelerde Azize 'şanslı', Fatma 'şanssız' olandı 

30 yılda ikinci göç: Gördüklerimizi kimse görmedi

“90’larda köy boşaltmaları sırasında bomba attılar, evimizi yaktılar biz de korktuk ve Suriye’ye geçtik. Suriye’de de evimiz yakıldı ve tekrar Türkiye’ye döndük. Çok çok zordu. Burada da ev başımıza yıkıldı. Bizim gördüklerimizi kimse görmedi”

İstanbul Sözleşmesi: Nasıl başladı, bugüne nasıl geldi?

Diyarbakır'da yaşanan Nahide Opuz'un 1996 yılından 2002'ye kadar verdiği yaşam mücadelesinden doğdu İstanbul Sözleşmesi'nin hikâyesi. 2009’da kabul edildi ve 2011'de yürürlüğe girdi. Peki 2021'e nasıl geldi... 

Şüpheli kadın ölümleri: Hepsinin hikâyesinde şiddet var

"Şiddet öyküleri, hikâyeleri hepsi aynı. Şüpheli olarak adlandırılan kadın ölümlerinde kadınların birçoğu şiddete maruz kalmış kadınlardır. Bu veri bile bize intihar denilen ölümlerin şüpheli olduğunu düşündürtüyor." 

Erkeğe, devlete, faşizme ses çıkar!

'Kadınlar olarak bizim yıllarca reflekslerimiz öldürülmeye çalışıldı, utanmamız, ses çıkarmamız gerektiği öğretildi. Sesimizi çıkartalım. Çünkü faşizm en çok sesten korkar. Bugün vereceğimiz refleks bütün yaşamımızı şekillendirecek'

'Tecridin kadın kırımı ile bir bağı var'

'Kadınları çerçevesi çizilmiş, daraltılmış, “aile” dedikleri ilişkilerin, evlerin içine hapsetmek istiyorlar. Bunların hepsi bir tecrit politikasıdır. Bugün gerçekleşen kadın kırımının da tecrit politikalarıyla doğrudan bir ilişkisi var.'