Kadıneki Portre,

Bir döneme ışık tutan meşale; Frîda Cewarî


Aysel Tabak-15 Şubat 2021 00:00

Frîda Cewarî çok daha kapsamlı bir çalışma konusu olmayı hak eden kadın aydın-yazarlarımızdan... Dönemin Sovyet ülkesinde itibarlı olan “Kızıl Bayrak Çalışma Ödülü”, “Başarılı Sosyalist ödülü" aldığı ödüllerden bazıları

Frîda Cewarî, Ermenîstanlı Kürt yazar ve pedagog, yine Sovyet Rusya’sında yetişen değerli Kürt aydınlarından biridir. Esasında matematik öğretmeni olan Frîda, daha çok yazarlığıyla biliniyor. Onun çalışmaları, Kürt edebiyatı, Sovyet Kürt kültürü ve tarihi açısından son derece aydınlatıcı oldu. Frîda, ileri yaşlarında ailesinin de büyük emekler verdiği zengin Sovyet Kürt literatürünü tozlanmış sayfalardan çıkarıp okurlarına sunması gerektiğine karar verdi. Ve kendi kendini bir Kürt dili ve edebiyatı uzamanı olacak şekilde yetiştirdi. Öncelikle ailesinin yaptığı çalışmalar olmak üzere önde gelen Sovyet Kürt edebiyatı çalışmalarını yorum, önsöz ve dipnotlarla Kiril alfabesiyle yazılmış ya da el yazması olarak kalmış eserleri derledi, Latinize etti ve yayınlatıp, dünyanın her yerinden Kürtlerin hizmetine sundu.

Frîda aydın bir ailedendi. Babası büyük Kürt yazar Heciyê Cindî, eşi ise yine ünlü bir Kürt şair olan Fêrikê Ûsiv idi. Babası Hecîyê Cindî ile birlikte dil ve edebiyat kitapları yazımlarında büyük emeği olan Frîda, 1957 yılında okullarda Kürtçe eğitim için hazırlanan “Elifba” ve “Zimanê Kurdî” (9 ders kitabı), okul kitaplarının hazırlanmasında da babası Hecîyê Cindî ile birlikte çalıştı. 

Frîda, 1934 yılında Erivan’da doğdu. Erivan 5 nolu okulunu üstün başarıyla bitirdikten sonra üniversite eğitimi için Moskova’ya gitti. Moskova Üniversitesi Pedagoji Fakültesi’nde fizik-matematik bölümünden mezun oldu ve mezun olduktan sonra Ermenistan’a geri döndü. Erivan Koleji’nde 50 yıl matematik öğretmeni olarak görev yaptı. 

Aydın bir ailenin beş kızından biriydi Frîda. Anne ve babası Kürt dili ve kültürü için hayatları boyunca çalıştı ve kızlarını da insanlığa ve özellikle halkına yararlı birer birey olarak yetiştirmeyi hedeflediler. Başarılı oldular da. Beş kızın beşi de okudu ve büyük işler yaptı. Kızlarından Firîca tıp doktoruydu (doçent), Nûrê sanat alanında doktora yaptı. Kürt halk müziği alanında önemli çalışmalar yaptı. Kürtçe halk şarkılarını notalarıyla yayımlattı, Kürt müziği ve folkloru alanında derin araştırmalar yaptı. Frîda matematik doktorasını tamamladı ve 50 yıl matematik öğretmenliği yaptı. Zînê kimyacıydı ve Nazê Rusya'nın önde gelen üniversitelerinden Bryansk Üniversitesi'nde matematiğin Kibernetik alanından öğretim görevlisiydi. Frîda “Anılarım” kitabında babasının şu sözünü aktarıyor: “Her birimiz toplum içinde halkımızı temsil eden bir elçiyiz (konsol).” Bu sözüyle Haciyê Cindî’nin bulunduğu her toplumda bir insanın başarılarıyla sadece şahsını değil halkını da gururlandırması gerektiğini belirttiğini söylüyor Frîda. Ve onlar gerçekten de Kürt halkını dünyada gururlandıran birer aydın oldular ailece.  

Frîda, başarılı çalışma hayatında hem Sovyet yönetiminden hem de Ermenistan Sovyeti’nden ödüller aldı. Dönemin Sovyet ülkesinde itibarlı olan “Kızıl Bayrak Çalışma Ödülü”, “Başarılı Sosyalist ödülü”, “Ermenistan Kültür Bakanlığı ödülü” aldığı ödüllerden bazıları.

Frîda, Heciyê Cindî ve Fêrikê Ûsiv’in çalışmalarını büyük bir titizlikle, kelime kelime ortaya çıkardı ve yılların tozundan arındırıp akademik bir çalışmayla yeniden yayınlattı. Özellikle babasının çok geniş bir yelpazeye sahip olan edebi, akademik, folklor çalışmalarını derlemiş, önsöz ve değerlendirme yazıları yazmış, sağlığında yayınlanmayan el yazmaları halindeki çalışmalarını derleyip yayınlatmıştı. Yine Hecîyê Cindî- Xebat û jiyana wî (Hecîyê Cindî- Çalışmaları ve yaşamı) adlı eserini kaleme alarak büyük bir Kürt yazarının çalışmaları ve yaşamını anlatmış, Kürt edebiyat tarihi açısından bir boşluğu doldurmuş oldu.  

Frîda Cewarî, “Kendime dair not” adlı yazısında babası ve çalışmaları ile ilgili şunları söyler: "Babam hayattayken akademik, folklor, pedagoji ve çeviri alanlarında 82 kitap yayınladı. 5 kitabı da ölümünün ardından el yazması halinde kaldı. Ve ben ne mi yaptım? 70 yaşımdan sonra bilgisayar kullanmayı öğrendim ve Kürt ve Kürdistan için, babamın ve rahmetli eşimin mirasını korumak için, çalışmalarını düzenledim, 2003 yılında bu kitapların ilki yayınlandı."

Diğer başlıca eseri ise “Bîranînên Min” (Anılarım) kitabıdır. Frîda, Anılarım’da sadece kendi yaşamını anlatmıyor; aile geçmişi ve ailenin içinde bulunduğu kültürel çalışmalar açısından da Kürt tarihinin önemli bir dönemine şahitlik ediyor. Anne ve babası Hecîyê Cindî ve Zeyneva Îvo Birinci Dünya Savaşı döneminde bütün yakınlarını kaybeder ve yetimhanede büyürler. Bu acılı dönemi yaşayan anne ve babaları, dede ve nenelerinin yaşadığı açlık ve soykırımı anlatır Anılarım’da. Anneannesinin Kars'ta eşini ve tüm ailesini soykırımda kaybettiğini, 4 çocuğuyla birlikte Ermenistan'a ulaşmayı başardığını, çocuklardan ikisini Kürt bir kadının Ermenistan’da yetim Kürt çocukları için açtığı yetimhaneye verdiğini anlatır. Frîda'nın annesi yetimhaneye verilen iki çocuktan biridir. Frîda, “Daha sonra nenem birkaç kez çocuklarını ziyarete gidiyor. Sonra annem öğreniyor ki o ve küçük kardeşim açlıktan ve hastalıktan ölmüşler. Büyük kızı Zeva’yı da evlendirmişler” diye aktarıyor.

Frîda'nın babasının aydın bir insan olması ve Kürt aydın çevreleriyle yakın ilişkide olması onun aynı zamanda Sovyet Kürt aydınlarını yakından tanımasını sağlamış. Bu açıdan Anılarım kitabında ailesinin yanı sıra, yazar, gazeteci, tiyatro ve sanat alanında çalışma yürüten birçok Kürt aydın, yazar ve sanatçı hakkında da önemli bilgiler aktarıyor. Örnek vermek gerekirse; o dönemin önemli yazar, gazeteci ve Kürt Sovyet tiyatrosunun kurucularından olan Cerdoyê Gênco hakkında da önemli bilgilere yer veriyor. Riya Teze gazetesi çalışanları, Erivan Radyosu Kürtçe bölümü çalışanları, devlet tiyatro ve konservatuarlarında görevli Kürt sanatçıları ve daha birçokları hakkında önemli bilgilere yer veriyor Anılarım’da. 

Diğer yandan dönemin siyasi ruhunu, Stalin dönemi baskı ve zulmünü de yazmayı ihmal etmemiş. Heciyê Cindî ve diğer aydınların, Stalin döneminde baskı ve işkencelere baruz kaldığını, KGB hapishanelerinde yattıklarını ve daha bir çok ayrıntıyı da Anılarım’da anlatıyor Frîda.

Frîda’nın yayınlanan başlıca çalışmaları şunlar:

*Heciyê Cindî: Jiyan û kar” (anılar, arşivdeki kayıtlar, değerlendirme). 152 sayfalık kitap. Cewarî'nin kitapla ilgili notu: "Kitapta bazı eksiklikler var. Kısmet olursa babamın 100. doğum gününde 2008 yılında yenilenmiş ve eksikleri tamamlanmış haliyle yayınlatacağım. Çünkü bütün hayatı boyunca Kürt kültürü için çalıştı ve başı sonu olmayan bir edebi miras bıraktı."

*Ûsiv û Zelîxa (Yusuf ve Zeliha), on ciltlik Heciyê Cindî’nin varyantına 240 sayfalık bir değerlendirme ve önsöz.

*Fêrikê Ûsif, “Hisret” adlı şiir derlemesi ve yaşamı hakkında 115 sayfalık bir kitap.

*Anılarım

Elbette daha birçok sayamadığımız çalışması ile Kürt literatürüne büyük katkı sunan değerli yazar, 2018’de, 84 yaşında hayata veda edene kadar halkı için emek vermeye devam etti. Askerê Boyik “Çanda Kurdên Sovyetê” (Sovyet Kürtlerinin Kültürü) adlı eserinde Frîda Cewarî için ayırdığı bölümde şunları söylüyor: "Yazar, edebiyatçı, pedagog Frîda Cewarî, çok değerli çalışmalar yaptı. Keşke Kürt toplumunda onun gibi kadın aydınlar çok olsaydı."

Frîda Cewarî çok daha kapsamlı bir çalışma konusu olmayı hak eden kadın aydın-yazarlarımızdan biri. Bütün diaspora Kürt yazarları gibi o da büyük emekler vererek ardında paha biçilmez bir servet bıraktı. Elbette her Kürt’ün bu emekleri bilmesi okuması ve daha önemlisi bunlardan beslenmesi gerekiyor. Kadın olarak başarılı bir profil çizmenin zor olduğu Kürt toplumunda böyle başarılı olmuş kadınları tanımak bizim için de ilham kaynağı olacaktır.


 


Etiketler : Kürtçe, Portre, Kürt edebiyatı, Frîda Cewarî, Sovyet Rusya'sı,


...

Aysel Tabak