Göller Bölgesi kuruyor

23 Ağu 2021

Türkiye coğrafyasının can damarları olan Göller Bölgesi kuruyarak yok oluyor. Eğirdir Gölü’nde derinlik 4 metreye kadar gerilerken, göl 50 metre çekildi. Diğer yandan Afyon’da pınarlar kurudu

Afyon, Antalya, Burdur, Denizli, Isparta, ve Konya’yı kapsayan Göller Bölgesi’nde irili ufaklı göller var (vardı). Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Gölmarmara, Acıgöl, Suğla, Ilgın (Çavuşçu Göl), Salda ve Kovada bu göllerden bazıları. Ancak Göller Bölgesi’nde bulunan göller her geçen gün kuruyarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumda. Göllerin neredeyse yarısı kurudu, diğer yarısı ise can çekişiyor. İklim değişimi ile bu gölleri besleyen hemen hemen her akarsu üzerine inşa edilen barajların etkisiyle göller beslenemez hale geldi. Aşırı su kullanımını da bu sürece eklediğimizde göllerin kuruması dışında başka bir sonuçla karşılaşmak olanaksız. Bu sorunları yaşayan öncelikli bölge ise Konya coğrafyası. Konya’nın Karapınar ilçesi susuzluğu en çok yaşayan bir bölge ve Meke Gölü de bu bölgede bulunuyordu ancak şimdi kurumuş durumda. Diğer yandan Türkiye coğrafyasında bulunan en büyük ikinci göl olan Eğirdir Gölü’nde bugüne kadar yaşanmamış oranda azalmalar ortaya çıktı. 

Göl ikiye ayrılabilir

Isparta’da çok şiddetli kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan Eğirdir Gölü’ndeki çekilmeler, 50 metreyi aştı ve iskeleler havada kaldı. Geçen yıl kasım ayında yapılan ölçümlere göre 520 kilometrekare olan Eğirdir Gölü’nün yüzeyi 110 kilometre kayıpla 410 kilometrekareye düştü. Su seviyesi ise 16 metreden 4 metrenin altına indi. Senirkent, Yalvaç ve Gelendost kısımlarını içeren ‘Hoyran’ kesiminde, su seviyesindeki azalma yüzde 60’a ulaştı. Yer fıstığına benzeyen ve iki boğumdan oluşan gölün en dar noktası Kemer Boğazı’nın genişliği de 1.8 kilometreden 1.2 kilometreye düşerken, göl ‘Hoyran’ ve ‘Eğirdir’ olarak ikiye bölünme tehlikesi yaşıyor.

Kuruyan Eğirdir’e HES!

Eğirdir Gölü’nde sermaye etkinlikleri görmezden gelinip tarımsal alanlarda kullanılan suları suçlu çıkarma gayreti sürerken, Eğirdir Gölü’ne projelendirilen 1000 megavatlık pompaj depolamalı hidroelektrik santralinin (PHES) inşaatına hazırlık devam ediyor. Hazırlanan proje dosyasında, projenin jeolojik, topoğrafik ve çevresel kısıtlarını içeren kriterler açısından araştırmalarının tamamlandığı ve 2022 yılında inşaat faaliyetleri başlatılacağı yer aldı. Enerji talebinin az olduğu zamanlarda suyu yüksekte bir havuza basan, talep arttığında ise suyu aşağıya basıp enerji üretilen bir HES çeşidi olan 1000 MW’lık pompaj depolamalı hidroelektrik santral (PHES) için söz edilen ‘havuz’ Eğirdir Gölü’nü tamamen kurutabilecek bir kapasite içeriyor. Santralin ilerleyen günlerde devreye girecek Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali için de enerji kaynağı tamamlayıcısı olacağının belirtilmiş olması ise dikkat çekiyor.  

HES, Eğirdir Gölü’ne hükmedecek!

Hasankeyf gibi tarihi bir kenti yok eden Ilısu Barajı’nın kapasitesinin 1200 MW olduğunu düşündüğünüzde PHES için oluşturulacak ‘havuzun’ kapasitesi bir fikir verebiliyor. Eğirdir Gölü PHES için oluşturulacak ‘havuzdan’ 175m3/sn su ihtiyacı gerekecek. ‘Havuzun’ kurulacağı su düşüş yüksekliği ise 672 metre olacağı projede belirtilmiş. PHES, elektrik fiyatının yüksek olduğu zaman dilimlerinde türbin modunda çalışmakta ve potansiyel enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülen su aşağı gölette tutulmaktadır. Elektrik enerjisinin ucuz olduğu, yani talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde PHES pompa modunda çalışarak 1 km yukarıya su basarken ciddi bir enerji harcanacak ve üst ‘havuzda’ toplanan suyla tekrar enerji üretilecek. Tüm bu süreçte Eğirdir Gölü’nün suyuna PHES ile hükmedilecek. 

Afyon’da pınarlar kuruyor

Afyon kent merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Anıtkaya köyü su zengini bir yer iken bugün büyük bir susuzluk yaşanıyor. Geçmişte gürül gürül aktığı bilinen Anıtkaya Pınarı ile köydeki 15’e yakın çeşme son 4 yılda kuruyarak akmamaya başladı. Köy sakinleri pınarın ve çeşmelerin kurumasının nedenini, son yıllarda ‘büyük patates şirketleri’ tarafından kiralanan arazilere ekilen patatesleri sulamak için açılan çok sayıdaki derin metrajlı kuyular olduğunu söylüyor. Genç bir yurttaşın “Ben 24 yaşındayım, gençler olarak yüzmeyi bu pınarda öğrendik. Temizlik bu pınarda yapılırdı. Bu pınar kurudu gitti biz de bittik” sözleri dikkat çekiyor.

Endüstriyel tarımın sonuçlar!

Pınarın son 4 yılda tamamen kuruduğunu belirten bir yurttaşın “Pınarın aktığı zamanların başlangıç tarihi çok eski zamanlara dayanıyor. Anıtkaya beldeyken ve nüfusu yaklaşık 4 binken bu pınarda herkes temizlik yapardı. 4 senedir pınarımız kurudu ve pınarla birlikte 15 de çeşmemiz kurudu. Yani kendiliğinden akan sularımız hep kurudu. Sebebi ise köyümüzde son 4 yıla kadar tarım arazilerinde büyük kuyu yoktu. 4-5 yıl önce patates firmaları geldi, büyük kuyular açtı ve o kuyulardan sulama yapıldı. Bu yüzden pınar 4 senedir kuru. Su hayattır ve su olmaz ise hayat olmaz. Evlerimizde sularımız da sık sık kesilmeye başladı” ifadeleri endüstriyel tarımın sorunlarını görmek açısından önemliydi. 

EKOLOJİ SERVİSİ


Etiketler : göller kuruyor,