DEDAŞ’ın zulmü aralıksız sürüyor

04 Kas 2021

DEDAŞ’ın zulmü aralıksız devam ederken, yurttaşlar ise hem susuz hem de elektriksiz yaşamaya çalışıyor

Daha önce önceki yazılarımızda DEDAŞ zulmünü yazmıştık. Özelleştirilmesiyle birlikte Urfa, Mardin, Diyarbakır ve Batman illerinde tek enerji sağlayıcısı konumunda olan DEDAŞ, bölge halkı için son yıllarda başlı başına bir sorun haline gelmiş durumdadır.

Kapitalist sistemin ilerleyişi, sermayenin gelişmesi ile birlikte azami kâr hırsıyla yaşam kaynaklarımız, doğamız talan edilmektedir, ekolojik uyum altüst olmaktadır, kendi suyumuz, enerjimiz bize yüksek fiyatlarla geri satılmaktadır. Yüksek gelen elektrik faturaları, uzun süreli elektrik kesintileri ve altyapı sorunlarıyla adeta bölge halkına terör estirilmektedir.

Daha önce de borçlarından dolayı çiftçilerin tarımsal destek ve hibelerine el koyulmasıyla gündeme gelen DEDAŞ’ı öyle görünüyor ki daha çok yazıp çizeceğiz. Hak ihlalleriyle ilgili sık sık DEDAŞ haberleri gelmeye devam ediyor. Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Zilan, Huskut, Qeynter, Holê, Şabê ve Bacaxê köylerine su sağlayan dinamoların elektriği DEDAŞ tarafından ‘borç’ gerekçesiyle yine kesilmiş durumda.  

Yaz mevsiminin başında yine bu köylerde elektrikler kesilmiş, binlerce insan susuz kalmış, evde su olmadığı için DSİ’ye ait sulama kanalında yıkanmak zorunda kalan bir genç boğularak yaşamını kaybetmişti. Bu köylerde binlerce insan 21 Ekim’den bu yana yine susuz yaşamaya çalışıyor.

Sözde kaçak trafo, kaçak sulama, elektrik sayaçlarının evlerin dışına alınması vb. birçok gerekçeler ile TOMA’lar jandarma ve polis ekipleri eşliğindeki DEDAŞ operasyonları yaşanıyor. Halkın, jandarma ve polis ekipleri ile sık sık karşı karşıya geldiği ve zaman zaman taşlı, sopalı, gazlı, plastik ve kimi iddialara göre bazen de gerçek mermilerin bile kullanıldığı çatışmaların yaşandığını gördük. 

Bölgede güvenlik gerekçeleri ile jandarma ve polis ekiplerince sonbahar kış ayları öncesi ‘sonbahar-kış askeri operasyonları’ olurdu. İlk defa jandarma ve polis ekiplerinin desteği ile DEDAŞ’tan sözde kaçak elektrik kullanımının önüne geçmek iddiasıyla sonbahar-kış operasyonları gerçekleştiriliyor.

Havaların soğumaya başlaması ile birlikte sözde kayıp kaçağın önlenmesi için DEDAŞ ekiplerinin güvenliğini sağlamak amacıyla olduğu iddiasıyla, jandarma ve polis ekipleri eşliğinde zırhlı araçlar ve uzun namlulu silahlarla birçok bölgede eş zamanlı operasyonlar yapılıyor. Sanki yabancı bir ülke toprağını işgal edercesine yapılan bu operasyonların hiçbir hukuki yanı ise bulunmamaktadır.

Birçok yerde kendilerini DEDAŞ’ın bir memuru, bazen de devlet gibi gören ve milliyetçi duygularla hareket eden, yurttaşlara düşman gözü ile bakan askeri personel eliyle düşmanca bir hukukun uyguladığını görüyoruz. Askeri personeller bu durumu bir adım daha ileri götürerek hakkında arama ve yakalama kararı olan, ev araması kararı bulunan yurttaşların evlerine gittiklerinde ilk baktıkları şey evde kaçak elektriğin olup olmadığıdır. 

Halka adeta terör estiren DEDAŞ’ın yanında tankıyla, topuyla yer alan ve neredeyse her gün halkla karşı karşıya gelen jandarma ve polis ekipleri asli görevlerine dönmelidir. Yüksek enerji zamları, rastgele yüksek miktarlarda kesilen elektrik faturaları ve boş kağıtlara yazılmış ‘faturalar’ da eklenince yurttaşlar canından bezmiş durumda.

Doğalgaz ve elektriğe yapılan zamlardan ve rastgele kesilen yüksek miktarlardaki elektrik faturaları ve sözde kaçak elektrik cezalarından dolayı insanlar sobaya dönmüş durumda. İthal kömürün yüksek fiyat artışından dolayı insanlar ucuz kalitesiz kömüre yönelmiş durumda. Bu da çok ciddi bir şekilde hem hava kirliliğine yol açarken, bu durum yaşananların üstüne tuz biber olmakta.


Etiketler : DEDAŞ, Kaynak Kürdün zulüm DEDAŞ’ın,